Canlı yayın nedir, Canlı yayın ne demek

"Canlı yayın" ile ilgili cümle

  • "Otururuz televizyonun başına, bu canlı yayını izleriz." - M. İzgü

Canlı yayın kısaca anlamı, tanımı:

Canlı yayın aracı : Olay, toplantı, etkinlik vb.nin radyo ve televizyonlara aktarılabilmesi amacıyla kullanılan, özel donanıma sahip taşıt, naklen yayın aracı.

Canlı : Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Güçlü, etkili. Canı olan, diri, yaşayan. Canlı yayın. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde.

Yayın : Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete vb., neşriyat. Radyo ve televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen eser, program, neşriyat.

Olay : Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka. Önemli tarihsel olgu, fenomen.

Gösteri : Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov.

 

Toplantı : Toplanma, bir araya gelme, kabarıklık oluşturma. Birden çok kimsenin belirli amaçlarla bir araya gelmesi, içtima. Bir meclisin bir yıl içindeki birleşimlerinin her biri.

Etkinlik : İnsanın çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylemi. Etkin olma durumu, müessiriyet. Bir canlının iç veya dış uyaranların etkisiyle giriştiği çalışma durumu. Fiilde bulunanın, etkin olanın niteliği. Bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Gerçeklik. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Yalan olmayan. Doğruluk. Temel, başlıca, asıl. Yapay olmayan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan.

Radyo : Bu istasyonun yayınlarını alan araç. Elektrik dalgalarıyla düzenli olarak yayın yapan istasyon ve bu istasyonun programlarını düzenlemekle görevli kuruluş. Elektrik dalgalarının özelliğinden yararlanarak seslerin iletilmesi sistemi.

Televizyon : Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı.

Canlı yayın ile ilgili Cümleler

  • Sarhoş bir TV sunucusu, canlı yayın esnasında istifra etti.
  • Tom, şu an radyoda canlı yayındasın.

Diğer dillerde Canlı yayın anlamı nedir?

İngilizce'de Canlı yayın ne demek? : n. live broadcast

Almanca'da Canlı yayın : n. Live-Sendung