Cannot make head or tail of türkçesi Cannot make head or tail of nedir

  • Kavrayamamak.
  • Anlayamamak.

Cannot make head or tail of ingilizcede ne demek, Cannot make head or tail of nerede nasıl kullanılır?

Cannot : Edememek. Yapamamak. Gücü yetmemek. Bkz.can.

Make : Hesap etmek. Marka. -e neden olmak. Eylemek. Erişmek. Meydana getirmek. Yaratmak. Kapatmak (devreyi). Verim. Yapmak.

Head : Bir örtünün en ileri sürüklenmiş kesimi. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. sefal, kafa. 3.bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, dna içeren kısmı. 4.miyozinin bir parçası. fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Baş. Çekicin demir, pirinç ya da pirinçten daha sert bir özdekten yapılmış, madensel dolgulu yuvar biçiminde baş bölümü. Yollanmak. Kafa. Baştaki. Basınç yüksekliği. Başında olmak. Örtübaşı.

Or : Yöneylem araştırması. Yahut. Yoksa. Veya. Veyahut. Bilemedin. Eldeki kaynakların en iyi biçimde kullanımı ile ilgili karmaşık sorunlar için modellerin tasarlanması ve bu sorunların çözümü için, matematiksel yöntemlerin uygulanması konularını kapsayan bilim ve araştırma alanı. Ya da. Ya.

Tail : Göt. Gütmek. İzlemek. Kuyruk. Azalmak. Art uç ya da bir hayvanın arda doğru uzayan kesimi. Sapını ayıklamak. Kuyruk gibi peşine takılmak. Hazırlama artığı. Bozuk paranın resimsiz tarafı.

 

Of : -li. Hakkında. -dan. In. Karşı. -nin. Den. -den. Li. Yüzünden.

Head or tails : Yazı mı tura mı.

İngilizce Cannot make head or tail of Türkçe anlamı, Cannot make head or tail of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cannot make head or tail of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Elude : Çağrıştırmamak. -den kurtulmak. Sakınmak. Kaçmak. Sıyrılmak. Yakasını kurtarmak. Kaçınmak. Kaçamak yapmak. Kurtulmak. Aklına gelmemek.

Eludes : Kaçamak yapmak. Atlatmak (takip edenleri veya bir tehlikeyi). Çağrıştırmamak. Kurtulmak. Kaçınmak. Paçasını kurtarmak. Sıyrılmak. -den sıyrılmak. Sakınmak.

Eluded : Yan çizmiş. Bir bahaneyle kendini bir yükümlülükten kurtarmış. Kaçınmak. Çağrıştırmamak. Dolandırmış. Kurtulmak. Kaçmış. Aldatmış. Kaçamak yapmak.

Can make nothing of : Anlamamak. Hesaplayamamak.

Make nothing of : Önemsememek. Tepki göstermemek. Önem vermemek. Görmezden gelmek. Mana verememek. Anlamaktan aciz kalmak. Anlam verememek.

Miss the point : Konuyu anlamamak. Meseleyi kavramamak.

Not have a clue : Hiçbir fikri olmamak.

Eluding : Çağrıştırmamak. Sıyrılmak. Firar etme. Kaçamak yapmak. Kurtulmak. Kaçınmak. Aklına gelmemek.