Chlorine türkçesi Chlorine nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Normal sıcaklıkta gaz durumunda bulunan, içme ve atık suların dezenfeksiyon işlemlerinde kullanılan halojenlerden bir element.
  • Klor.
  • Sarımsı yeşil, gaz fazında, boğucu kokulu, sembolü cl, atom ağırlığı 35.453, özgül ağırlığı 1.56 olan dezenfektan, renk giderici ve tahriş edici, özellikle zehirli bir element. hayvan vücudunda, çeşitli salgı ve enzimlerin yapısına girer, hücre dışı ozmotik basıncı ayarlar, alyuvar oluşumu ve asit baz dengesini sağlar. ekstrasellüler sıvının temel anyonu olup organizmada en önemli kullanılış yeri midedeki hidroklorik asidin üretimidir. içme suyu ve atık suyun dezenfeksiyon işlemlerinde kullanılır.

Chlorine ile ilgili cümleler

English: Of course chlorine can be very toxic.
Turkish: Tabii klorin çok zehirli olabilir.

English: It's possible that the drinking water has chlorine, lead, or similar contaminants in it.
Turkish: İçme suyunda klor, kurşun ya da benzer kirletici madde bulunması mümkün.

English: The napkins are chlorine-free.
Turkish: Peçeteler klorsuzdur.

Chlorine ingilizcede ne demek, Chlorine nerede nasıl kullanılır?

Chlorine bleaching : Hipoklorit beyazlatması. Klor ağartması.

Chlorine dioxide : Klor dioksit. Organik maddelerden etkilenmeyen, klor bazlı dezenfektanlardan biri.

 

Chlorine gas : Klor gazı. Gıda temas yüzeylerinin ve suyun sanitasyonunda kullanılan, gaz formunda, klor bazlı bir dezenfektan.

Chlorine resistant : Klora dayanıklı.

Chlorine war gas : Klor savaş gazı.

Chlorinated lime : Klorürlü kireç. Klorlu kireç. Kireç kaymağı.

Chlorinated hydrocarbons : Klorlanmış hidrokarbonlar. Besin zincirinde birikim yapma özelliği gösteren, kalıcı ve geniş spektrumlu insektisitler. Klorlu hidrokarbonlar.

Chlorinated naphtalane poisoning : Eski yıllarda klorlu naftalenin birçok petrol ürününde katkı maddesi olarak ve özellikle de pelet makinelerinde kayganlaştıncı olarak kullanılmasıyla ve kümülatif tüketiminden kaynaklanan a vitamini yetersizliği sonucu biçimlenen hiperkeratozis, düşkünlük ve mukozalarda yassı hücreli metaplaziyle belirgin zehirlenme, sığır hiperkeratozisi. Klorlu naftalen zehirlenmesi.

Chlorinate : Klor ile birleştirmek. Klorla. Klorlamak.

Chlorinated : Klorürleştirilmiş. Klorlanmış. Klorla tedavi edilen. Klorla dezenfekte edilmiş. Klorürleşmiş. Klorlu. Klorla.

İngilizce Chlorine Türkçe anlamı, Chlorine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chlorine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

 

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Abdominal gerginlik.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abaxial : Eksendışı. Eksenden uzak. Eksen dışı. Abaksiyal. Aks kemiği dışında. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak, eksen dışı.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Chemical element : Kimyasal bileşiklerin esas yapı taşları. Kimyasal öğe. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bütün özdeciklerin, kimyasal bileşiklerin yapıtaşı olan değişik öğecik türlerinden biri; tek bir öğecik türünden oluşan özdek. Kimyasal öge. Kimyasal element.

Halogen : Madenlerle birleşince tuz verebilen element. Tuzveren. Tuzüreten. Halojen.

Chlorine synonyms : atomic number 17, radiochlorine, a clay, a c syndrom, cl, abdominal ovariectomy, gas, abattoir, abdomen, a dna, abamectin, sodium chloride, element, common salt, abdominal pain.

Chlorine ingilizce tanımı, definition of Chlorine

Chlorine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of the elementary substances, commonly isolated as a greenish yellow gas, two and one half times as heavy as air, of an intensely disagreeable suffocating odor, and exceedingly poisonous. It is abundant in nature, the most important compound being common salt. It is powerful oxidizing, bleaching, and disinfecting agent. Symbol Cl. Atomic weight.