Cimbıl nedir, Cimbıl ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çarpık.

Çapaktan kirpiklerin yapışmış durumu.

Cimbıl anlamı, tanımı

Cimbıldak : Dönek, sözünün eri olmayan. Acıma hissi olmayan. Ona buna sataşan adam

Cimbıldamak : Kavgayı kızıştırmak. Bağırsaklar, karın guruldamak: Karnım cimbıldayo.

Cimbıldatmak : Duyurmak, sezdirmek. Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.

Kirpikler : Göz kapağında bulunan kıllar, silyum, silya. Ciliata grubuna mensup protozoonlarda (Ciliophora) görülen, bazal granül ve aksonemden meydana gelmiş, kamçıya benzerlik gösteren, ancak ondan daha kısa ve bazal granülü hücre zarına daha yakın hareket organeli. Birçok ökaryot hücrelerin yüzeyinden dışarı uzanmış mikro tüpçüklerden oluşan yapı.

Çarpık : Düzgünlüğünü yitirerek eğrilmiş, doğru karşıtı. Gerektiği gibi olmayan, düzgün olmayan. Aksi, ters, huysuz bir biçimde. Kötü.

Kirpik : Göz kapağının kenarındaki kıllar veya bu kıllardan her biri. ve hay. b. Tüy gibi, küçük ve ince uzantı veya uzantılar. Birçok ökaryot hücrelerin yüzeyinden dışarı uzamış mikrotüpçüklerden oluşan yapı. Düzenli çarpmaları ile serbest yaşayan bir hücrelilerin hareketine yarar ya da sabit hücrelerde hücre yüzeyinden materyal akışını sağlar. Çok hücreli organizmalarda birçok organların iç geçit yerlerini astarlayan silli epitelleri teşkil eder. Sil. Göz kirpiği; göz kapağında bulunan kıllar. Bazı tek hücreli hayvansal organizmaların üzerindeki titrek tüy benzeri organel. Bazı epitel hücreler üzerindeki tüy biçiminde ince uzantılar, sil, silyum. (karşılık: sil). göz kirpiği. Titreme ve kırbaçlama hareketi yapabilen ve birçok gözelerin üzerinde rastlanan tüy biçimindeki yapılar. Birgözelilerde ve küçük çokgözeli hayvanlarda yer değiştirme ile görevlidir.

 

Yapış : Yapma işi.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Kirpi : Kirpigillerden, uzunluğu 25-30 santimetre olan, sırtı dikenlerle kaplı memeli hayvan (Erinaceus europaeus).

Çarpı : Kaba sıva, çarpma sıva. Birbiriyle çarpılan iki sayı arasına konulan işaret: "a x b" veya "a . b", "a çarpı b" diye okunur.

Çapak : Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı. Metal veya toprak eşya kenarlarında bulunan pürüz. Madenler dövülürken sıçrayan ince, ufak parça. Sazan familyasından, vücudu yandan basık, 50 santimetre uzunluğunda, 4-5 kilogram ağırlığında, sarı pullu, eti tatsız, kılçıklı bir tatlı su balığı (Abramis brama).

Kirp : Uygun, tıpatıp gelen.

Çarp : Gelişi güzel çizilmiş, eğri.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

 

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Çapa : Tarlalarda toprağı işlemek için kullanılan ağaç veya demir saplı kazı aracı. Çapalama işi.

Diğer dillerde Ciltçi kitap adı anlamı nedir?

İngilizce'de Ciltçi kitap adı ne demek ? : binder's title