Concavus türkçesi Concavus nedir

Concavus ingilizcede ne demek, Concavus nerede nasıl kullanılır?

Concav : İçbükey.

Concave : İçe bombeli. İçbükey yüzey. Konkav. Obruk. Iraksak. İçbükey. Konkav. Oyuk. Çukur.

Concave bank : Çarpak kıyı. Bir büklümde yığınak kıyının karşısında, akarsuyun hız cizgisince yalanan ve aşınma yeri olan kıyı. bk. yığınak kıyı.

Concave brick : Çukur tuğla.

Concave downward : Aşağıya içbükey.

Concave function : İç bükey fonksiyon. Birinci türevi pozitif, ikinci türevi negatif olan ve iktisadi çözümlemelerde eniyilemenin sağlanabilmesinde gerekli koşul olduğu için sıklıkla kullanılan matematiksel bir fonksiyon türü. İçbükey işlev. İçbükey fonksiyon.

Concave set : İçbükey küme.

Concave polygon : İçbükey çokgen.

Concave polyhedron : İçbükey çokyüzlü.

Concave reflector : İçbükey yansıtıcı.

İngilizce Concavus Türkçe anlamı, Concavus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Concavus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

 

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Acetabular : Çukur. Asetabular. Fincan şeklinde.

Dished : Çukur. İşi bitmiş. Çanaklanmış. Bozuk. Bombeli. Tabak şeklinde. Çökük. Konkav. Ortası çukur.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abaxial : Eksenden uzak. Abaksiyal. Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında.

Dish shaped : Çanak şekilli.

Recessed : Girinti yapmak. Boşluğa yerleştirmek. Oymak. Gömme. Paydos etmek. İçerlek. Yer açmak. Tatil olmak. Girintili. Ara vermek.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon.

Concavus synonyms : urn shaped, pouchlike, cupular, bowl shaped, boat shaped, saucer shaped, cuplike, pouch shaped, cupulate, abdominal distention, planoconcave, a crochordon, biconcave, a amplitude mod, concave, abattoir, saclike, concavo convex, concaves, abdomen, concav, intrusive, umbilicate, a dna, bursiform, abdominal pain, a clay, patelliform, cotyloidal, cotyloid, a c deformity, concavo concave, abdominal ovariectomy.

Concavus zıt anlamlı kelimeler, Concavus kelime anlamı

Protrusive : Çıkıntılı. Dışarı çıkan. Pörtlek. Uzantılı. Protrusif. Dışa çıkık. Fırlak.

Convex : Dışa bombeli. Konveks. Yakınsak. Tümsek. Tümsekli. Dışbükey. Açıklığı aşağı bakan. Kabarık.