Concords türkçesi Concords nedir

Concords ingilizcede ne demek, Concords nerede nasıl kullanılır?

Concord agreement : Özne yüklem uygunluğu. Cümlede özne ile yüklemin sayıca uyuşması: siz vak’aları bir saati söker gibi mütalaa ediyorsunuz… dedi (a. h. tanpınar, sahnenin dışındakiler, s. 143). ne ise, ben burada oturacağım, istersen sen bahçeye çık (ö. seyfettin, harem, s. 241). ben kendimi ve nilüfer'i bu adamın merhametinden kurtarmalıyım (p. safa, matmazel noraliyanın koltuğu, s. 83). dinle rüstem, biz seninle hac yoldaşıyız(…) beraber gittik, geldik (t. buğra, yağmur beklerken, s. 219). saray sultanları şehrin biraz dışındaki ferah-bağ'da gezinirlermiş (f. r. atay, gezerek gördüklerim, s. 158) vb.

Concord grape : Kırmızı üzüm.

Concord : Barış. Harmoni. Ahenk. İttifak. İmtizaç. Dostluk. Hızlı ve lüks uçak. Türkçede cümle içinde özneyle yüklemin şahıs ve sayı bakımından birbirine uyması: şükriye, gerçekleşeceğini kimsenin söyleyemeyeceği bir ümide mahkum edilmiş bulunuyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 119). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, göst.e. s. 216). kolcular bildikleri halde yolunu beklemek şöyle dursun, rasgeldikleri yerde hatırını alırlar, gönlünü hoş ederlerdi (r. h. karay, memleket hikayeleri: küs ömer, s. 73) vb. Uyum.

 

Concordance : Tanıklı dizin. Türkçede cümle içinde özneyle yüklemin şahıs ve sayı bakımından birbirine uyması: şükriye, gerçekleşeceğini kimsenin söyleyemeyeceği bir ümide mahkum edilmiş bulunuyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 119). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, göst.e. s. 216). kolcular bildikleri halde yolunu beklemek şöyle dursun, rasgeldikleri yerde hatırını alırlar, gönlünü hoş ederlerdi (r. h. karay, memleket hikayeleri: küs ömer, s. 73) vb. Anlaşma. Bilişimsel dilbilimde, bir yapıtta ya da bir yazarın tüm yapıtlarında geçen sözcüklerin abece sırasında ve bağlamlarıyla birlikte, geçtikleri yeri de gösterir biçimde düzenlenmiş listesi, bk. bağlam içinde anahtar-sözcük dizini. Konkordans. Ahenk. Bağlamlı dizin. Uyuşma. Bilişim, gramer, madencilik alanlarında kullanılır. Sözbağlamı.

Concordance program : Uyuşma programı. Uygunlaştırma programı.

Biblical concordance : İncil dizini. Kelimelerin incil'de nerede bulunduklarını da gösteren alfabetik listesi.

Concordant structure : Tortul katmanların, yaşça eskisi en altta olmak üzere birbirleri üzerine koşut ve düzenli sıralanmaları. Uyumlu yapı.

Concordantly : Uyumlu bir biçimde. Münasipçe. Uzlaşan. Bağdaşan bir şekilde. Buna paralel olarak. Uyumlu. Bu bağlamda. Uygun bir biçimde. Uygun bir şekilde.

Concordats : Antlaşma. Anlaşma. Kilise ile devlet arasındaki anlaşma. Konkordato. Muahede. Sözleşme. Konkordato sözleşmesi. Pakt.

Coefficient of concordance : Uyum katsayısı. Anlaşma katsayısı. Sıralayıcı ölçekle elde edilmiş ölçümler arasindaki uyuşma düzeyini gösteren sayısal değer.

 

İngilizce Concords Türkçe anlamı, Concords eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Concords ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accommodation : Yatacak yer. Uzlaşma. Konaklama. Kalacak yer. Uyuşma. Borç. Uyma. Uzlaştırma. Sağlama. Bulma (para vb.).

Cohesiveness : Birbirine tutkunluk. Yapışıklık. Tutturganlık. Kaynaştırıcılık. Bağlayıcılık. Dayanışma. Yapışkanlık. Bağlılık. Grup üyelerinin birbirlerine karşı duydukları bağlılık.

Coalitions : Güç birliği. Koalisyon. Ortakyönetim. Karma hükümet. Birleşme. Geçici birleşme.

Alliances : Akrabalık. Dünürlük. Birleşme. Antlaşma. Bağ. Pakt.

Agreeing : Aynı fikirde olma. Kabul eden. Kabul ederek. Razı olma eylemi veya durumu.

Confederacy : Amerikan güney eyaletleri konfederasyonu (iç savaş). Devletlerbirliği. Komplo. Konfederasyon. Birleşmişlik. Fitne ve fesat birliği. Devletler birliği. Küçük devletlerin bağlaşmaları ile oluşan büyük devlet: germanya devletlerbirliği. Gizli tertip.

College : Üniversite. Kurul. Okul. İş grubu. Kolej. Öğretim programında, genellikle ingilizce olmak üzere, yabancı bir dil öğretimine ağırlık veren lise dengi okul. kimi meslek okullarına verilen ad (örn. sağlık koleji, polis koleji). Enstitü. Heyet. Dernek. Özel lise.

Bodies : Gövde. Ceset. Kuruluş. Vücut. Karoser. Kütle. Büyük kısım. Cisim. Hacim. Beden.

Concordance : Türkçede cümle içinde özneyle yüklemin şahıs ve sayı bakımından birbirine uyması: şükriye, gerçekleşeceğini kimsenin söyleyemeyeceği bir ümide mahkum edilmiş bulunuyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 119). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, göst.e. s. 216). kolcular bildikleri halde yolunu beklemek şöyle dursun, rasgeldikleri yerde hatırını alırlar, gönlünü hoş ederlerdi (r. h. karay, memleket hikayeleri: küs ömer, s. 73) vb. Uyuşma. Benzer yaklaşımlar içeren tutum ya da görüş birliği. Sözbağlamı. Bilişimsel dilbilimde, bir yapıtta ya da bir yazarın tüm yapıtlarında geçen sözcüklerin abece sırasında ve bağlamlarıyla birlikte, geçtikleri yeri de gösterir biçimde düzenlenmiş listesi, bk. bağlam içinde anahtar-sözcük dizini. Bağlamlı dizin. Konkordans. Tanıklı dizin.

Body : Yığın. Kurul. Hacim. Öz yankılı telli çalgıların içi boş geniş bölümü. Nesne. Büyük kısım. Kuruluş. Ceset. Zümre. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup.

Concords synonyms : granite state, capital of new hampshire, association, advisableness, symphony, capacitations, accordance, reconciliations, adequacies, brother, adjustment, brothering, amicable settlement, compatibilities, anschluss, axes, concinnity, axis, confederacies, assent, coherency, peace time, concerts, chime, assn, confederation, reconciliation, federations, agreeableness, arrange, agreeability, acceptability, hookup.

Concords zıt anlamlı kelimeler, Concords kelime anlamı

Disarrange : Karıştırmak. Bozmak. Düzeni bozmak. Düzenini bozmak. Dağıtmak. Dağınıklık.

Disagreement : Anlaşmazlık. İhtilaf. Çatışma. Uzlaşmazlık. Bozuşma. Münazaa. Uyuşmama. Bir ölçer ya da ölçekle, tutumları ölçülen kişilerin herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimsemeyerek yadsımaları durumu, bk. uyuşmama. Ayrılık. Mübayenet.