Cross talk türkçesi Cross talk nedir

Cross talk ingilizcede ne demek, Cross talk nerede nasıl kullanılır?

Cross : Kesiştirmek. Dargın. Aksi. Kesişen. Çarpı. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır. Karşıt. Kesişmek. Çarmıh. Geçirmek.

Talk : Konuşma biçimi. Söyleşi. Konuşmak (bir dili). Söz etmek. Hakkında konuşmak. Konuşmak. Boş laf. Laf etmek. Sohbet. Sohbet etmek.

Cross a check : Çizgili çek düzenlemek. Bir çeki sadece çek üzerinde yazılı kişi tarafından paraya çevrilebilecek şekilde işaretlemek.

Cross action : Karşılıklı dava. Mütekabil dava. Karşı dava. Mukabil dava.

Cross appeal : Mukabil temyiz isteği. Karşı temyiz talebi. Mukabil temyiz talebi. Karşı itiraz. Mukabil itiraz.

Cross arm : Çapraz kol.

İngilizce Cross talk Türkçe anlamı, Cross talk eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cross talk ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Argument : Belge. Bir işlevin bir kesimin oluşturan bağımsız değişken; özellikle üçgenölçüsel işlevlerin açı cinsinden bağımsız değişkenleri. Konu. Anlaşmazlık. Yargılama. Tez. Üzerinde konuşma. Sav. Kanıt. Delil.

Strays : Parazit.

Argumentation : Kanıtlama. Uslamlama. Münakaşa. Yargılama.

 

Contestation : İş uyuşmazlığı. İtiraz. Yarışma. Red. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Çekişme. İşverenlerle işçiler arasındaki karşılıklı istemleri bir sonuca bağlamak amacıyla seçilen tesmilcilerin bu konular üzerinde düşünce beraberliğine varamamaları ya da bir taraf temsilcilerinin oturuma katılmamaları. İnkar. Ret.

Arguments : Konu. İddia. İşlenen konu. Kanıt. Görüş. Münakaşa. Savunma. Parametreler. Delil.

Sizzle : Isı ile temas edildiğinde cızırtı sesi çıkarmak. Cızıltı. Cızıldamak. Cızırdama. Çıtır çıtır yanmak. Tıslamak. Hışırdamak. Cızırtı yapmak. Cızırdamak.

Arguing : Tartışmak. Göstergesi olmak. Karşı gelmek. Görüşmek. İspatı olmak. Kandırmak. İkna etmek. Savunmak.

Crosstalk : Sohbet. Yan ses. Karışma. Çapraz karışma. Diyafoni. Konuşma karışması. Yanses. Ses karışımı. (telekomünikasyon) değişik kanallarda olan iki frekansın karışımının neden olduğu karışma (telefonda veya radyoda olduğu gibi).

Buzz : Çınlamak. Uğuldamak. Vızlamak. Perdeli çalgılarda sap veya köprü ayarı hatalarından veya perde demirlerinin fazla aşınmasından kaynaklanan, telin titreşimi sırasında üst perde demirlerine çarpması ile oluşan gürültü. Telefon etmek. Konuşmak. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fısıldamak. Alçaktan uçmak (uçak).

Bust up : Yıkmak. Parçalanmak. Çıngar. Ağız kavgası. Sona ermek. Sona erme. Dalaşmak. Bozmak. Harap etmek. Kavga etmek.

Cross talk synonyms : broil, sizzles, broils, backtalk, altercation, argy bargy, bickerings, sizzled, argle bargle, buzzing, blare, backchat, bickering, contentions, altercations, contention.