Düğülce nedir, Düğülce ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

[Bakınız: düğülcek].

Kışın soğuk havalarda yağan sert ve yuvarlak kar tanecikleri.

Küçük dolu.

Teknik terim anlamı:

Bulgur şeklinde yağan kar.

Düğülce tanımı, anlamı

Düğül : Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. [Bakınız: düğü]. Darıdan yapılan yarma. Ökse otu. Toprağın en küçük parçası. İnce elekten geçirilmiş çiğ yarma. Tomurcuk

Düğü : Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. Pirinç.

Düğülcek : Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. Kışın soğuk havalarda yağan sert ve yuvarlak kar tanecikleri. Küçük dolu.

Yuvarlak : Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Top veya küre biçiminde toparlak şey. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Homoseksüel erkek.

Tanecik : Küçük tane. Çok küçük boyutlu madde, cisim.

Havala : Sıkıntı: Aman beni havala bastı. Düğünde son gün yapılan toplantı. Duvak. Havale.

Bulgur : Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru.

Bulgu : Var olduğu hâlde bilinmeyeni bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç, netice. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan, hekimin saptadığı işaret.

 

Yuvar : Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genel olarak yuvarlak veya oval küçük cisim. Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim.

Haval : Yemenileri kalıba çekmek, düzeltmek için kullanılan bir çeşit ağaç araç.

Yağan : Yağmur, kar. Aksaray şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum kenti, Köprüköy ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Soğuk : Isısı düşük olan, sıcak karşıtı. Üşütecek derecede ısısı olan. Duygudan, sevgiden yoksun olan, yakın ve içten olmayan, ilgisiz. Sevimsiz ya da yersiz, antipatik. Isının üşütecek kadar az veya düşük olması durumu. Cinsel istek duymayan. İlgisiz, sevimsiz bir biçimde veya memnuniyetsizliğini belli ederek.

Şekli : Havuç. Biçimle ilgili, biçimsel, formel.

Kışın : Kış mevsiminde, kış süresince.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Yağa : Boş gezen.

Şekl : Kıyafet, görünü.

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

Diğer dillerde Düğmeli afrika domuzu anlamı nedir?

İngilizce'de Düğmeli afrika domuzu ne demek ? : warthog