Dakma nedir, Dakma ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Yelek.
Samanlık çatısına destek olarak konulan eğri direk.
Yedek.
Ek: Bu evin dakması iyi olmuş.
Define.
Tartılmak için teraziye konulan ete kasapların gizlice kattıkları fena et parçası.
Takma: Dakma saç.
Dakma anlamı, kısaca tanımı
Dakmak : Asmak. Bağlamak. İki kişinin arasını bozmak, kavga ettirmek. Alay etmek: Ana bak bu Aliye beni dakıyor. Takmak. Takmak, kuşanmak
Dakmamak : Önem vermemek, saymamak, aldırmamak.
Delip dakmak : İdare etmek, şöyle böyle olmak: Senin yiğenin işi nasıl gidiyor? -Eh, delip dakıyor işte.
Tartılmak : Tartma işi yapılmak veya tartma işine konu olmak. Kendini tartmak.
Samanlık : Saman konulan yer.
Tartılma : Tartılmak işi.
Kasaplar : Aydın şehri, Koçarlı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bolu ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu şehri, Devrekâni ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas kenti, İmranlı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
Samanlı : Samanı olan.
Gizlice : Kimseye göstermeden, kimseye belli etmeksizin, gizli olarak, zuladan.
Tartıl : Tartıya dayanan.
Destek : Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Yardım.
Terazi : Bir kolun iki ucuna asılı iki kefeden oluşan tartı, mizan. Su terazisi. Elektronik tartma aracı. Zodyak üzerinde Başakla Akrep arasında bulunan takımyıldızın adı. İp cambazlarının dengeyi sağlamak için kullandıkları uzun sırık. Vücudun, asılarak veya dayanarak yere paralel bulunduğu denge duruşu.
Define : Toprak altına gömülerek saklanmış para veya değerli şeyler, gömü.
Saman : Ekinlerin harmanda dövülüp taneleri ayrıldıktan sonra kalan, hayvanlara yedirilen ufalanmış sapları.
Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.
Takma : Takmak işi. Gerçeğinin yerine konulan, eğreti, müstear. Eksik bir organın yerini tutmak, bir organın sakatlığını örtmek amacıyla yapılmış olan (organ veya parça), protez.
Kasap : Sığır, koyun gibi eti yenecek hayvanları kesen veya dükkânında perakende olarak satan kimse. Kan dökücü, hunhar. Et satılan dükkân.
Yedek : Gereğinde kullanılmak için elde bulundurulan, asıl karşıtı. Hayvanı yedeğe alan ip, yular. Yularından çekilerek götürülen boş binek hayvanı. Redif. Gereğinde kullanılmak için fazladan bulundurulan, ayrılmış olan.
Tartı : Ağırlık. Yelkenleri indirip kaldırmaya yarayan ip. Oran, ölçü, karar. Tartma aleti, çeki.
Yelek : Ceket altına giyilen kolsuz ve kısa giysi. Okun yay kirişine takılan bölümündeki tüy. Kuş kanadının büyük tüyü, telek.
Diğer dillerde Dakikalar bildirimi anlamı nedir?
Osmanlıca Dakikalar bildirimi : dakikalar ilânı

Bu kısımda Dakma nedir? Dakma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dakma tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dakma hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.