Dalab etmek nedir, Dalab etmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İstemek.

[Bakınız: dalab olmak].

Teşebbüs etmek, azim ve gayretle çalışmak.

Dişi hayvan çiftleşmek istemek, erkek istemek.

Dalab etmek tanımı, anlamı

Dalab : [Bakınız: dalap]. At isteyen kısrak, erkek isteyen dişi eşek ya da hayvan. Cinsi münasebete çok düşkün kadın, fahişe

Etme : Etmek işi.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Dalab olmak : Dişi hayvan çiftleşmek istemek, erkek istemek. Birdenbire girmek: Mehmet evin içine dalab oldu. Birdenbire birisine çatmak: Ali Hasana dalab oldu.

Çiftleşmek : Bir şey tekken bir tanesinin daha katılmasıyla iki olmak. Erkek ve dişi hayvan veya bitki hücreleri döllenmek için bir araya gelmek.

Çiftleşme : Çiftleşmek işi.

Teşebbüs : Girişim, girişme.

Çalışmak : Bir şeyi oluşturmak ya da ortaya çıkarmak için emek harcamak. Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak. Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek. Herhangi bir iş üzerinde olmak. İşi veya görevi olmak, bulunmak. Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak.

 

İstemek : İstek duymak, arzulamak. Görmek istediğini bildirmek. Evlenmek dileğinde bulunmak. Bir şeyin kendisine verilmesini veya yapılmasını söylemek, dilemek. Gerek olmak.

Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.

İsteme : İstemek işi.

Gayret : Çalışma, çaba, çalışma isteği. Kutsal sayılan şeylere yabancıların saldırmasını görmekten doğan dayanamama duygusu. Koruma, esirgeme, kayırma duygusu.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Çalış : Çalma işi.

Gayre : Gayrı.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

 

İstem : Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu. İrade veya isteğin eylem durumunda belirmesi. Tüketicinin piyasadan mal çekmesi.

Diğer dillerde Dala koyunu anlamı nedir?

İngilizce'de Dala koyunu ne demek ? : dala sheep