Deniz kadayıfı nedir, Deniz kadayıfı ne demek

Deniz kadayıfı; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Solunum yolları rahatsızlıklarında yumuşatıcı olarak sanayide jel ve sübye hazırlanmasında kullanılan kırmızı yosunların kurutulmuş talluslarına verilen ad.

Deniz kadayıfı tanımı, anlamı

Kada : Kardeş. Ağabey. Kız kardeş, abla. Küçük kardeş. Arkadaş. Teyze. Yeni doğmuş hayvan yavrusu. Gönül, naz. Konuşmaya engel olan dilbağı : Dili kadalı olduğundan konuşamıyor. Sıra: Ahmet'in kadasını sen mi savdın. Kadar (bk. gadâ, kada kadar). Kadar. Kadar, bk. kadê, kadâr

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Şanlıurfa şehrinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı olan küçük bir yerleşim birimi.

Kadayıf : Undan yapılan, tatlı olarak tüketilen türlü biçimlerde yiyecek.

Rahatsızlık : Rahatsız olma durumu, tedirginlik. Hastalık.

Yumuşatıcı : Yumuşamayı sağlayan kimyasal madde. Teskin edici.

Hazırlanma : Hazırlanmak işi.

Rahatsız : Rahatı olmayan, tedirgin, huzursuz. Hasta, keyifsiz. Rahat kullanılmayan, sıkıntı, tedirginlik veren.

Solunum : Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket, teneffüs. Bitkilerde geceleri oksijen alıp karbondioksit verme, gündüzleri ise karbondioksit alıp oksijen verme biçiminde görülen hareket.

 

Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.

Kurutu : Cimri.

Tallus : Kök, gövde ve yaprak farklılaşması olmayan algler, mantarlar ve bazı ilkel yosunlarda görülen basit bitki yapısı. Tal. Kök, gövde veya yaprak gibi doku özelleşmesi görülmeyen, alglerde ve bazı basit yapılı bitkilerde görülen vücut yapısı.

Kırmız : Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası.

Sanayi : Ham maddeleri işlemek, enerji kaynaklarını yaratmak için kullanılan yöntemlerin ve araçların bütünü, işleyim, uran, endüstri.

Yosun : Çoğu sularda, ağaç veya taşların üzerinde yetişen tallı bitkilerin ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad.

Hazır : Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya. Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş. Fırsattan yararlanarak. Bir işi yapmak için gereken her şey tamamlanmış olarak. Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı.

Kırmı : Kene.

Yumuş : İş, hizmet buyruğu: Bu çocuk hiç yumuş tutmuyor, ne yapacağız?. Toplantı, topluluk. İş, hizmet buyruğu. Vazife, hizmet, buyrulan iş, söz. Görev, vazife (Çayağzı). Ödünç alınan şey. İş, hizmet, ödev, vazife. İş, güç, çalışma.

Sanay : Ay gibi güzel, ayı anımsatacak kadar güzel.

Kurut : Kurutulmuş süt ürünü.

Diğer dillerde Deniz kadayıfı anlamı nedir?

İngilizce'de Deniz kadayıfı ne demek ? : carrageen