Denoument türkçesi Denoument nedir

  • Çözüm.
  • Bir oyunun gelişimi içinde düğümlerin çözülmeye başladığı kesim.

Denoument ingilizcede ne demek, Denoument nerede nasıl kullanılır?

Denouement : Son. Çözüm. Netice. Sonuç. Akıbet.

Denouements : Akıbet. Sonuç. Son. Çözüm. Netice.

Denounce : Kehanette bulunmak. İlan etmek. Geçersizliğini duyurmak. (anlaşma vb'nin) bittiğini haber vermek. Aleyhinde olmak. İhbar etmek. Kaldırılacağını duyurmak (anlaşmanın). Kötü yönlerini açığa vurmak. Kınamak. İfşa etmek.

Denounce strongly : Şiddetle ayıplamak. Ağır bir şekilde eleştirmek. Ağır bir şekilde karşı gelmek. Şiddetle telin etmek.

Denounced : Ele vermek. Suçlamak. Geçersizliğini duyurmak. Kaldırılacağını duyurmak (anlaşmanın). İlan etmek. Aleyhinde olmak. Kötü yönlerini açığa vurmak. Şiddetle aleyhinde bulunmak. İfşa etmek. Kınamak.

Denouncing : (anlaşma vb'nin) bittiğini haber vermek. İfşa etmek. Kaldırılacağını duyurmak (anlaşmanın). Geçersizliğini duyurmak. Şiddetle aleyhinde bulunmak. Kehanette bulunmak. Kötü yönlerini açığa vurmak. Ele vermek. İlan etmek. İhbar etmek.

Denouncement : Jurnalcılık. İfşa. Kınama. İptal. Fesih. İptal duyurusu. Sona erme. İhbar etme. İhbar. Kehanet.

Censored engodenous regressor : Sansürlü içsel bağlaştıran.

 

Denouncements : Kınama. İptal duyurusu. Kehanet. Eleştiri. İfşa. Jurnalcılık. Fesih. İhbar. İhbar etme. Suçlama.

Denouncer : Muhbir. Jurnalcı. İhbar eden. İhbarcı.

İngilizce Denoument Türkçe anlamı, Denoument eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Denoument ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ending : Sona erme. Fiil çekimi eki. Fiil ve ad kök veya gövdelerine zaman ve şahıs kavramını yüklemek için kullanılan ek: || tek. şah. -di-m (bil-di-m), -im (öğrenci-y-im) tek. şah. -di-n (bil-di-n), -sin (öğrenci-sin) tek. şah. -di (bil-di), (öğrenci, öğrenci-dir) çokl. şah. -di-k (bil-di-k), -iz (öğrenciy-iz) çokl. şah. -di-niz (bil-di-niz), -sin-iz (öğrenci-sin-iz) çokl. şah. -di-ler (bil-di-ler -ler, -dir-ler (öğrenciler, öğrenci-dirler) vb. Baş. Ad veya fiil soylu kelimeler üzerine gelerek, bağlı oldukları kelime gruplarına göre, kelimeler arasında durum, iyelik, çokluk, kip, zaman, şahıs, sayı vb. ilişkiler kuran ek: ev+ler, oda+da, kapı+sı+nı, çalış-ıyor-um, gel-me-di, oku-y-acak-mı?, bekliyor-lar-mış vb. Oyunun son sahnesi. Bir öykülü filmde, bir televizyon oyununda, olguların bir noktada düğümlenen birikimini, olayların doğal akışı içinde sonuca ulaştıran bölüm. Bitirme. Ecel. Takı.

Outcome : Akıbet. Netice. Sonlanım. Sonuç ürün. Çıktı. Sonuç. Son. Ürün.

Formula : Mama. Bir kavram, işlem ya da değerin simgesel anlatımı ya da eşitliği. Yazım. Birçok değişkenin bir araya gelmesinden oluşan bağımsız masal. bk. değişken. Formül. Kalıp. Bir doğa yasasının, uzbilimsel simge dili ile anlatımı. Tertip. Denklem. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır.

 

Solution : Çözelti. İçinde birden artık kimyasal tur bulunan tektürel evre. Solusyon. Ara verme. Çıkar yol. İlaçların su, alkol, yağ ve diğer çözücülerde çözdürülmesiyle hazırlanan ilaç biçimi, solüsyon. Fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yol. Çözünme. Çözüm yolu.

Shifts : Vardiya. Değişme. Değişiklik. Rotasyon. Ekip. Çalışma grubu. Kombinezon. Kadın iç gömleği. Yer değiştirme.

Denouement : Sonuç. Son. Akıbet. Netice.

Recipe : Tarifi. Yemek. Yöntem. Yemek tarifi. Plan. Çare. Reçete. Tarife. Tertip.

Solvent : Tüm borçarını ödeyebilen (kurum). Borcunu ödeyebilen. Eritici. Solvent. Fizik, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir katı özdeği çözündürmek için gerekli ortamı oluşturan sıvı. Ödeme gücü olan. Maddeleri çözebilen sıvı, solvent. Bir maddeyi çözebilme özelliğine sahip sıvı. Rahatlatıcı.

Resolution : Çözülme. Ayırma duyarlılığı. Teklif. Çözülüm (müzik terimi). Patolojik bir sürecin şiddetinin azalması, hafiflemesi veya kısmen normale dönmesi. yangısal reaksiyonların şiddetinin yavaşlaması veya bir şişkinliğin kaybolması veya yumuşaması gibi. çözünürlük. Ayırma gücü. Dokunun iyileşmesi. Ayırma. Çözünme. Bir kuvveti, istenileni doğrultularda etkiyen en az iki kuvvete ayırma. üstüste binmiş izge doruklarını ayırma.

Analysis : Tahlil. Geçmiş yıllarla karşılaştırma yapabilmek için bilançonun ayrıntılı biçimde hazırlanması. Ayrım. Bir dizgeyi, onu oluşturan altdizgelere ayırıp bunlar arasındaki işlevsel ilişkileri araştırarak inceleme, bu yolla dizgeyi tanımaya çalışma yöntemi, bk. dizge çözümleme. Analiz. Bir özdeğin kimyasal bileşimini nitel ve nicel olarak belirleme. İnceleme. Çözümleme. Analiz etme.

Denoument synonyms : resultant, remedies, resolutions, termination, remedy, result, healers, final result, denouements, shift, answer, healer.