Deposit insurance fund türkçesi Deposit insurance fund nedir

  • Geri ödenmeme riskine karşı mevduatları belli bir tutara kadar güvence altına alan fon.
  • Mevduat sigorta fonu.
  • İktisat alanında kullanılır.

Deposit insurance fund ingilizcede ne demek, Deposit insurance fund nerede nasıl kullanılır?

Deposit : Belirli bir süre sonunda ya da istenildiği anda alınmak üzere bankalara para verme. Yanlar arasında yapılan tecim sözleşmesinin inancayla kesinleşmesi için çoğunlukla alıcısınca satıcısına yapılan ön ödeme. Çökeltmek. Depozit olarak vermek. Yatırma. Gümrük, iktisat, madencilik, ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır. Önödenceye bağlama. Emanet etmek. Depozito vermek. Yumurtlamak.

Insurance : Sigorta taksiti. Sağlık sigortası. Güvence. Sigortacılık. Sigorta primi. Sigorta etme. Sigorta. Binden sigorta poliçesinin yerine geçen nota. Sigortalama. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Fund : Özel yatırım. Para sağlamak (bir iş veya kimse için). Kaynak. Stok. Sermayeye çevirmek. Para. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Para sağlamak. Para kaynağı. Yaygın ve birleşik üretim ve yapım ortaklıklarına ilişkin dokuncaları karşılamak amacıyla yıllık net gelirlerden belirli bir oranda ayrılan karşılık.

Savings deposit insurance fund : Türkiye’de mevduat ve katılım fonlarını, geri ödenmeme riskine karşı belli bir tutara kadar güvence altına alan ve bankaların yönetilmesi, mali bünyelerinin güçlendirilmesi, yeniden yapılandırılması, devri, birleştirilmesi, satışı, tasfiyesi gibi yasayla verilen görevleri yerine getirmek için 2001 yılında çıkarılan yasayla kurulan, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kurumu. Tasarruf mevduatı sigorta fonu.

 

Deposit insurance : Banka veya finansal kurumların mevduatları ödeyememezlik durumuna düşmelerine karşı mevduat sahiplerinin kayıplarını azaltmak veya gidermek amacıyla yapılan sigorta. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir bankaya yatırılan paraların yitirilmesine karşı yapılan güvence. Mevduat sigortası. Yatırım güvencesi.

Unemployment insurance fund : İşsizlik sigortası fonu. Oranları ülkeden ülkeye değişmekle birlikte, devlet, işveren ve işçiden yapılan prim kesintileriyle oluşturulan ve koşulları sağlayan sigortalılara ödemeleri gerçekleştiren fon.

İngilizce Deposit insurance fund Türkçe anlamı, Deposit insurance fund eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deposit insurance fund ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Deposit insurance fund synonyms : a group shares, a shift in demand, a type mutual funds, abnormal budget receipts, abnormal budget, a shift in individual demand.