Dilkiguyruğu nedir, Dilkiguyruğu ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Salkımları tilki kuyruğu biçiminde uzun, beyaz ve sık taneli bir çeşit üzüm.

Dilkiguyruğu anlamı, kısaca tanımı

Dilki : Tilki. Su borularının içinde birbirine eklene eklene tilki kuyruğu gibi uzayıp giden yosun. Değirmen taşının üzerinde döndüğü ağaç. (Dereyazı Alaca Çorum). [Bakınız: dilkü]

Tilki kuyruğu : Yağlı güreşte oturak kündesine geçen üstteki güreşçiye alttakinin elini geri uzatarak çenesinden ya da gırtlağından çekmesi.

Salkım : Üzüm gibi, birçoğu bir sap üzerinde bir arada bulunan meyve. Topla atılan demir parçaları. Baklagillerden, salkım durumunda mor çiçekler açan ve çoğu asma gibi çardağa sarılan bir tür ağaç ve çiçeği (Wistaria sinensis). Ana saptan çıkan yan çiçekleri, sapları hep aynı uzunlukta olan çiçek durumu.

Kuyruğ : Kuyruk.

Taneli : Tanelerden oluşmuş. Çeşitli boylarda tanesi olan.

Tilki : Köpekgillerden, uzunluğu 90, kuyruğu 30 santimetre kadar, ırklarına göre çeşitli renklerde olan, ağız ve burnu uzun ve sivri, kümes hayvanlarına zarar veren, kürkü beğenilen bir tür memeli (Vulpes). Bu hayvanın postundan yapılmış olan manto vb. Çok kurnaz.

Beyaz : Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kimse. Beyaz zehir.

 

Tanel : Şafak gibi aydınlık, güçlü eli olan kimse.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Salkı : Vergi. 1.Dolambaçlı, aykırı, biçimsiz (yol için). 2.Sürüncemeli, askıda kalmış (iş için). 3.Eğri, dengesiz. Gevşek, yumuşak. [Bakınız: salgun]. Düşük, sölpük, perişan, kendini salıvermiş.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Biçi : Erkek çocuk.

Salk : Üzüm ve benzerleri meyvelerin suyunu çıkarmaya yarayan araç.

Uzun : İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı. Ayrıntılı olarak, derinlemesine. Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren. Ayrıntılı.

Tane : Herhangi bir sayıda olan şey, adet. Çekirdekli küçük meyve. Bazı bitkilerin tohumu.

Beya : Bayağı.

Üzüm : Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan meyvesi.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

 

Sık : Benzerleri veya parçaları arasında çok az aralık bulunan, seyrek karşıtı. Çok bulunan, çok rastlanan. Kısa zaman aralıklarıyla, az aralıklarla. Aralıksız olarak, aralarında az aralık bırakarak.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Dili geçmiş öncesi anlamı nedir?

Fransızca'da Dili geçmiş öncesi nedir ? : plus-que-parfait déterminé