Diyadin nedir, Diyadin ne demek

Diyadin; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

Diyadin hakkında bilgiler

Diyadin (Kürtçe: Giyadîn), Ağrı ilinin bir ilçesidir.

Meya Mağaraları mevcuttur. Tendürek Dağı eteklerine yakın kurulu ilçe kaplıcaları ile meşhurdur. İnsanlar geçimini genel olarak hayvan ve tarım işleriyle sağlar halkın büyük birkısmı yoksulluk yaşamaktadır.

Diyadin ismini zamanın padişahı Ziyaeddin'den aldığına dair söylenti Şerefname'den bu yana birçok kaynakta zikredilmiştir. Oysa tarihi kaynaklarda bu isimde bir padişah yoktur. Yerel halk Kürtçe konuşur ve Diyadin değil "Gihadin" derler. İlçe de aşırı derecede töre ve aşiretçilik gözükür. İlçe deyim yerindeyse doğuda aşiret siyasetinin en çok kızıştığı yerdir.

Diyadin eski bir şehirdir. Tarihteki adı Daudyana'dır. İlçe ve yakın yerlerinde antik kentler, ta-rihî kalıntılar mevcuttur. Diyadin kalesi, Meya köyü harabeleri ve şehri ile Tokluca kalesi, bun-ların başlıcalarıdır. Bölge Arsaklı, Selçuklu, İlhanlı, Karakoyunlu, Safevi ve Osmanlı egemenliğinde kaldı. 1514 Çaldıran, en son olarak da 1578 Osmanlı-İran Savaşı sonunda Van bölgesi ile birlikte Osmanlı topraklarına katıldı. Aynı yıl Van Beylerbeyliğine dahil edilen Beyazıt Sancağı'na bağlı bir kaza oldu. 1744'de Sancağın 4 kazası ile birlikte Erzurum Beylerbeyliğine bağlandı.

 

Diyadin tanımı, anlamı:

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Mağara : Karst bölgelerinde kireç taşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yer altı kovukları. Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu, in.

Mevcut : Bir topluluğu oluşturan bireylerin tümü. Var olan, bulunan.

Etek : Edep yeri. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Giysinin alt kenarı. Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik.

Yakın : Uzak olmayan yer. Uzak olmadan. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Benzeyen, andıran, yaklaşan. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan.

Kurulu : Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş.

Kaplıca : Taneleri ufak bir cins buğday (Triticum monococcum). Ilıca.

Meşhur : Ünlü, tanınmış, herkesçe bilinen, angın (kimse).

Ağrı : Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı. Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Bağlı : Sınırlanmış, sınırlı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir bağ ile tutturulmuş olan. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Kapatılmış olan, kapalı. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.