Dobak nedir, Dobak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

[Bakınız: dombak].

Başında tüy olmayan kuş.

Kesik: Dobak minare yıkıldı.

Dalları kesilmiş ağaç, direk, tomruk, kütük, kök.

Tamam, bütün: Sizin hesap dobak onbeş lira tuttu.

Yaban güvercini.

Kısa boylu, tıknaz kişi.

Başı açık, çıplak.

Saçsız baş.

İşte, orada anlamında kullanılır.

Dobak kısaca anlamı, tanımı

Dobak keçi : Boynuzsuz keçi

Başı açık : Başı örtü veya şapka ile örtülmemiş (kimse).

Güvercin : Güvercingillerden, hızlı ve uzun zaman uçabilen, kısa vücutlu, sık tüylü, evcilleşmiş birçok türü bulunan, yemle beslenen bir tür kuş (Columba).

Tıknaz : Şişmanca, toplu, kısa ve kalın yapılı, tıkız.

Minare : Camilerde müezzinin ezan okuduğu, sela verdiği, şerefesi olan, çoğunlukla taştan, yüksek ve ince yapı.

Tomruk : Ağacın kesilerek silindir biçimine getirilmiş gövdesi. Tutukevi. Ayak ve ellere geçirilip bağlanan iki parça kütükten meydana gelen işkence aleti. İşlenmek veya biçilmek için hazırlanmış taş kütlesi.

Dallar : Fürû' (bk. çocuklar, torunlar...).

Dombak : Yuvarlak: Dombak bir soğan buldum. [Bakınız: domurcuk]. Başı açık, çıplak: Sıcakta dombak sokağa çıkılmaz. Saçsız baş. Manda. Tomurcuk.

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Saçsız : Saçı olmayan.

Çıplak : Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak. İçinde gerekli eşya bulunmayan. Saçsız (baş). Yoksul (kimse). Yalın, süssüz. Üzerinde yaprak olmayan. Soyunmuş durumda olan vücudun resmi, nü.

 

Orada : Sözü edilen yerde. İşaret edilen görece olarak uzak yerde.

Boylu : Boyu olan. Boyu benzerlerinden uzun olan.

Yaban : İnsan yaşamayan ıssız yer. Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse. Vahşi olan, evcil olmayan canlı. Aile ocağından uzak olan yer. Kendi kendine yetişen bitki. Issız.

Tamam : Bütün, tüm. Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz. Evet. Eksiksiz. Tamamlanmış, bitmiş. Yanlış ve yalan olmayan, doğru.

Bütün : Eksiksiz, tam. Bozuk olmayan (para). Birlik, tamlık. Parçalanmamış. Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi.

Direk : Ağaçtan veya demirden yapılmış olan uzun ve kalın destek. Sütun. Değerli, saygın, önde gelen kimse.

Güver : Tohumluk küçük soğan, arpacık soğanı.

Minar : Pınar.

Kesik : Kesilmiş olan. Aralıklı. Gazete, dergi vb.nden kesilmiş yazı, kupür. Takım kadrosuna alınmamış (oyuncu). Kısa. Çiğ sütten yapılmış olan yağsız peynir, çökelek, ekşimik. Tarla, bağ ve bahçe çevresine açılan hendek. Kesilerek bozulmuş olan. Parası olmayan. Kesilmiş olan yer. Tutkun, hayran.

Diğer dillerde Dnes anlamı nedir?

İngilizce'de Dnes ne demek ? : diffuse neuroendocrine system cells