Dokuzat sodyum nedir, Dokuzat sodyum ne demek
Dokuzat sodyum; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Yüzey gerilimini düşürerek bağırsak suyuyla yağların dışkı kitlesi içine kolayca nüfuz etmesini sağlayan ve böylece dışkının yumuşak kalmasına neden olan, epitel hücrelerinde adeni (Lat siklazı aktive ederek bağırsak lümenine tuz ve su salgılanmasını artırarak etki oluşturan yumuşatıcı laksatif, nemlendirici bir ilaç.
Dokuzat sodyum kısaca anlamı, tanımı
Doku : Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç. Bir bütünün yapısı ve özelliği.
Dokuz : Sekizden sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 9 ve IX rakamlarının adı. Sekizden bir artık.
Sodyum : Atom numarası 11, atom ağırlığı 22,990, yoğunluğu 0,971 olan, 97,5 °C'de eriyen, deniz ve kaya tuzlarında, doğada birleşik olarak çok yaygın bulunan, beyaz, parlak, mum gibi yumuşak bir element (simgesi Na).
Yüzey gerilimi : İki evre arasında ya da bir evre ile boşay arasındaki yüzeyin, birim alan başına düşen özgür erkesi. [Bakınız: arayüzey gerilimi]. Bir sıvının yüzey alanını arttırmak için, J/m2 i birimi ile gösterilen ,gerekli iş ya da enerji. Bir sıvının iyon ya da molekülleri arasındaki çekimden doğan ve yüzeyde birleşen gerilim. Bir sıvının yüzeyinde moleküllerin çekim kuvveti. Bir suyla hava yüzeyinin oluşması durumunda, su yüzeyindeki moleküller arasında oluşan çekim kuvveti.
Bağırsak suyu : Bağırsak duvarında bulunan bezlerin saldığı sindirim enzimleri. Bağırsak duvarlarında bulunan bezlerin saldığı sindirim enzimleri.
Nemlendirici : Nemlendirmeye yarayan. Klima tesisatında havanın nemlenmesini sağlayan bölüm.
Yumuşatıcı : Yumuşamayı sağlayan kimyasal madde. Teskin edici.
Nüfuz etme : Gaz ya da sıvının bir katı içine girmesi. Radyasyonun ve radyoaktik parçacıkların nesnelerden geçmesi. Bir orbitalin iç elektron bulutunu geçerek çekirdeğe yaklaşması. Standart bir iğnenin belirli şartlarda düşey olarak bırakıldığında maddenin içine girme derinliği. Delip girme, içine girme. Radyoaktif ışınların maddeleri delip geçmesi. Virüs çoğalması sırasında, hedef hücreye bağlanan virüsün hücrenin içine girdiği adım, penetrasyon.
Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.
Laksatif : Dışkının yumuşamasını sağlayarak atılımını kolaylaştıran.
Bağırsak : Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.
Gerilim : Gerginlik, tansiyon. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum. İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.
Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.
Böylece : Tam böyle, bu biçimde. En sonunda, böylelikle.
Kolayca : Oldukça kolay. (kola'yca) Kolaylıkla, sıkıntı çekmeden.
Yağlar : Yağ asitlerinin karışık yapılı alkollerle meydana getirdiği esterler. Yağ asitleriyle gliserolün esterleşmesinden oluşan, hayvan ve bitki dokusunda bulunan benzen, eter ve kloroform gibi organik eriticilerde çözünen ancak suda çözünmeyen temel organik bileşikler. İzmir şehri, Kiraz belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Gerili : Gerilmiş olan.
Epitel : Tek veya çok hücreden oluşan, vücudun bütün dış ve iç yüzeylerini kaplayan doku, epitelyum.
Salgı : Hücrelerin, vücuttaki bezlerin kandan ayırıp oluşturdukları ve yeniden kana, başka organa veya dışarıya saldıkları sıvı madde, ifraz. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması.
Diğer dillerde Dokuzat sodyum anlamı nedir?
İngilizce'de Dokuzat sodyum ne demek ? : docusat sodium


Bu kısımda Dokuzat sodyum nedir? Dokuzat sodyum ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dokuzat sodyum tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dokuzat sodyum hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.