Drag in türkçesi Drag in nedir

  • Zorlamak.
  • Zorla yaptırmak.
  • İçeri sürüklemek.
  • Söz konusu yapmak.

Drag in ingilizcede ne demek, Drag in nerede nasıl kullanılır?

Drag : Taramak. Çekmek. Geri zekalı tip. Bir nesne ile ağdalı bir akışkan, bağıl devinim içinde bulunduğunda nesnenin devinime karşı gösterdiği direnim. Tırmık. Engel. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Aptal. Sürüklenmek. Bir nefes.

In : De. Da. Gelmiş olan. Çok moda olan. Tutulan. İçinde. İktidardaki. İçeri doğru yönelen. İç. Mevsimi gelmiş.

Drag along : Sürümek. Sürüklemek.

Drag an anchor : Demir taramak.

Drag anchor : Tarama demiri.

Drag and drop : Sürükleyip bırakma sürükle ve bırak. Sürükle-bırak. Sürüklemeyi ve bırakmayı. Sürükle ve bırak. Sürükle bırak. Sürükleme ve bırakmayı. Sürükleyip bırak. Sürükleme ve bırakma. (bilgisayar) bilgisayar ekranındaki bir öğeyi (simge metin vs) taşımak amacıyla fareyi öğenin üzerinde tıklayarak taşınmak istenen yere götürülünceye kadar basılı tutup hedef noktada bırakma. Sürükleyip bırakmak.

İngilizce Drag in Türkçe anlamı, Drag in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drag in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bludgeoned : Ezip geçmek. Coplamak. Ağır bir cisimle vurmak. Alt etmek. Mağlup etmek. Sopalamak. Sopayla dövmek. Sopa ile vurmak.

 

Dragoons : Ağır süvari. Zulmetmek. Asker vasıtasıyla halka zulmetmek. Dragon. Eziyet etmek. Süvari eri. Asker. İşkence yapmak.

Be urgent with somebody : Sıkıştırmak.

Bludgeon : Coplamak. Alt etmek. Mağlup etmek. Sopalamak. Sopa ile vurmak. Ağır bir cisimle vurmak. Sopa. Cop. Ezip geçmek.

Dragooned : Zulmetmek. Asker vasıtasıyla halka zulmetmek. Süvari eri. Asker. Ağır süvari. Dragon. İşkence yapmak. Eziyet etmek.

Extort : Tehditle veya baskıyla almak. Tehdit ile almak. Almak (haraç). Gaspetmek. Gasp etmek. Zorla almak. Koparmak. Sızdırmak (para). Tehditle koparmak.

Bully : (birisini) sindirmek. Gözünü korkutmak. Zorba. Aferin. Kabadayılık etmek. Bravo. Dayılanmak. Zulmetmek. Zorbalık etmek.

Enforcing : İnfaz etmek. Güçlendirmek. Zorla koyma. Zorla uygulama. Dayatmacı. Uygulamak. Sözünü geçirmek.

Enforces : Uygulamak. Mecbur etmek. Güçlendirmek. Zorla kabul ettirmek. Sözünü geçirmek. Tatbik etmek. Zorla kabul etmek. İcra etmek. Dayatmak.

Bludgeons : Sopa ile vurmak. Ezip geçmek. Sopalamak. Mağlup etmek. Ağır bir cisimle vurmak. Sopayla dövmek. Coplamak. Alt etmek.

Drag in synonyms : dragoon, bullies, bludgeoning, extorted, coerces, clamor down, bullying, clamour down, enforce, dragooning, bring to terms, extorts, bullied, coerce, bring pressure to bear on, extorting, browbeat.