Ekmek böceği nedir, Ekmek böceği ne demek

Teknik terim anlamı:

Çok kuru bitkisel ve hayvansal maddelere üşüşen, bu arada eczanelerdeki birçok ilâca da zarar veren kırmızımsı kahverengi böcek.

Ekmek böceği kısaca anlamı, tanımı

Böce : Böcü. Börülce. Bit. [Bakınız: böcü]. Sırtlan. [Bakınız: böcük]. [Bakınız: böbö]. Kurt. Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s. Fasulye. Bu gece. Böcek

Ekme : Ekmek işi.

Ekmek : Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.

Böcek : Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.

Kahverengi : Kavrulmuş kahvenin rengi. Bu renkte olan.

Kırmızımsı : Rengi kırmızıyı andıran, kırmızıya benzeyen, kırmızı gibi, kırmızımtırak.

 

Hayvansal : Hayvanla ilgili, hayvani. Hayvandan elde edilen, hayvani.

Bitkisel : Bitki ile ilgili, bitki cinsinden olan. Bitkiden elde edilen, nebati.

Bu arada : Bu süre içinde. Yeri gelmişken, bu meyanda. Bir işi yaparken birlikte, beraber.

Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.

Kırmız : Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Eczane : İlaçların hazırlandığı veya hazır ilaçların satıldığı yer.

Birçok : Oldukça çok, sayısı belirsiz, bir hayli, müteaddit.

Bu ara : Bura, burası.

Kırmı : Kene.

Veren : Yokuş. Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı ve benzerleri için.

Zarar : Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

Diğer dillerde Ekmek böceği anlamı nedir?

İngilizce'de Ekmek böceği ne demek ? : drug-store beetle