El yatkınlığı nedir, El yatkınlığı ne demek

  • İşe alışmış olma durumu.
  • El işlerini yapmakta yetkinlik

El yatkınlığı anlamı, tanımı:

Yatkın : Benimsemiş, alışmış, eğilimli. Bir yana eğilmiş, yatık. Bir işte yeteneği, becerisi olan. Çok durmaktan sağlamlığını yitirmiş, çürük.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

Yapmak : Davranmak, hareket etmek. Salgılamak, çıkarmak. Üretmek. Olmak. Gerçekleştirmek. Evlendirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Yol almak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Olmasına yol açmak. Dışkı çıkarmak. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Edinmek, sahip olmak. Bir durum yaratmak. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Düzenli bir duruma getirmek. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek.

Yetkinlik : Yetkin olma durumu, olgunluk, kemal, mükemmeliyet.

 

Olma : Olmak işi.

El : Ülke, yurt, il. Sahiplik, mülkiyet. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı. İskambil oyunlarında oynama sırası. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü. İskambil oyunlarında her bir tur. Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü. Kez, defa. Oba, aşiret. Halk, ahali.

Diğer dillerde El yatkınlığı anlamı nedir?

İngilizce'de El yatkınlığı ne demek? : n. handiness

n. smartness