Endeme nedir, Endeme ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Fidan dikmek için açılan çukur.

Sebzeleri sulamak için açılan su yolu.

Biber, domates fidesi.

Endeme tanımı, anlamı

Ende : İşte,orada. O. Elindeki

Endem : Boy bos, endam.

Sulamak : Toprak, bitki, hayvan vb.ne su vermek. Hayvana su vermek, suvarmak. Para ödemek, vermek, harcamak.

Su yolu : Künk veya demir boru ile yapılmış oluk.

Domates : Patlıcangillerden, yaprakları tüylü, çiçekleri salkım durumunda, vitamince zengin bir bitki (Lycopersion esculentum). Bu bitkinin yenilen kırmızı veya yeşil ürünü.

Sulama : Sulamak işi. Arklar veya savaklar yardımı ile su akıtarak herhangi bir toprak bölgesini kuraklıktan kurtarma.

Dikmek : Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.

Domate : Domates.

Domat : Domates.

Biber : Patlıcangillerden, yurdumuzda çok yetişen ve çeşitli türleri bulunan bir bitki (Capsicum annuum). Bu bitkinin tazeyken sebze olarak yenilen ürünü. Bu bitkinin kurutulup baharat olarak yararlanılan ürünü.

 

Sebze : Genellikle pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri, göveri, göverti, sebzevat, zerzevat.

Çukur : Çevresine göre aşağı çökmüş olan yer. Mezar. Çene ve yanaktaki gamze.

Dikme : Dikmek işi. Fidan, yeni dikilmiş fidan. Yük kaldırmakta kullanılan bir direkli maçuna. Bir evde aileyi sürdürecek olan tek çocuk. Dikey olan doğru veya düzlem, amut. Ağaç, direk. Ahşap yapılarda pencere ve kapı yanlarına dikilen direklerden her biri.

Fidan : Yeni yetişen ağaç ya da ağaççık. Başka bir yere dikilmek için bulunduğu yerden çıkarılan taze ağaç, dikme.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Fide : Tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek için hazırlanan sebze veya körpe çiçek.

Doma : Topaç. Taş ve sopalarla oynanan bir çocuk oyunudur. Yuvarlak bir taşı sopa ile yuvaya sokmaya çalışan ebe, kendisine engel olmaya çalışanlara sopasıyla dokunursa ebe o kimse olur. Kuyu çıkrığı. Evlerin dam ve duvarlarına konulan ağaç direk. Ur.

Açıl : Açılmanın yapılması için verilen komut. Büyü, serpil, geliş” anlamında bir söz.

Su : Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Kez. Sutaş. Yemeğin sıvı bölümü. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu.

Diğer dillerde Endaortitis anlamı nedir?

İngilizce'de Endaortitis ne demek ? : endaortitis