Ersin nedir, Ersin ne demek
Ersin; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Ateş küreği.
Tekneye yapışmış hamuru kazımağa yarayan demir araç.
Hamur kesmek için kullanılan bir çeşit bıçak.
Tandır ekmeğini piştikten sonra tandırdan çıkarmak ve kesmek için kullanılan demir araç.
Küçük çocukların yatırıldığı top rağı ısıtmak için, toprağın konulduğu kürek biçiminde araç.
Bir çeşit güzel kokulu bitki.
Uzunluk ölçüsü, arşın.
Hamur kesmek için kullanılan yassı demir (Ç. Çiftliği).
Ersin isminin anlamı, Ersin ne demek:
. Amacına ulaşsın, kavuşsun anlamında kullanılan bir isim. Sen yiğitsin, kahramansın anlamında kullanılan bir isim. Ersin ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.
Teknik terim anlamı:
[Bakınız: eşün].
Kurumuş hamuru ve hamur bulaşığını tekneden kazımağa yarayan âlet.
Ersin tanımı, anlamı
Ersi : Hem erkek, hem dişi nitelikler taşıyan; erselik, erdişi, asnık. (Yassı solucanların hemen tümü ersidir.). Erkek gibi
Gid ersin : Gidersin.
Uzunluk ölçüsü : Uzunluğu ölçmek için kullanılan metre, yarda vb. herhangi bir birim.
Tandır ekmeği : Tandırda pişirilen ekmek.
Ateş küre : Erimiş hâlde olduğu sanılan yer çekirdeği, pirosfer.
Kahraman : Savaşta veya tehlikeli bir durumda yararlık gösteren (kimse), alp, yiğit. Roman, hikâye, tiyatro vb. edebiyat türlerinde en önemli kişi. Bir olayda önemli yeri olan kimse.
Çıkarmak : Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.
Isıtmak : Sıcak duruma getirmek. Çekici, olumlu, hoş bir duruma getirmek.
Çıkarma : Çıkarmak işi, emisyon. Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma. Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh.
Uzunluk : Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı. Bir yüzeyin iki temel boyutundan en büyük olanı, boy, en karşıtı. Yazının, sözün kapsam yönünden genişliği. Süre yönünden uzun olma durumu. İki nokta arasındaki yer aralığının ölçümü, tul.
Çiftli : Toplam dönüsü S=1/2 olan dizge.
Tandır : Yere çukur kazılarak yapılmış olan bir fırın türü. Bazı yerlerde, kışın ayakları ısıtmak amacıyla alçak bir masanın altına mangal konulup üstüne yorgan örtülerek yapılmış olan düzen.
Isıtma : Isıtma işi, teshin. Sıtma.
Kokulu : Kokusu olan.
Kesmek : Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Belirtmek, kararlaştırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Birini yermek, kötülemek. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Akımı durdurmak. Hasta organı ameliyatla almak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Vahşice öldürmek. Kesici bir araçla yaralamak. Azaltmak, güçleştirmek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Ara vermek. Son vermek, gidermek. Geçişi önlemek. Para basmak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Susmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Ucunu almak. Dibinden ayırmak. Bölmek, ayırmak. Düzgün parçalara ayırmak. Uydurmak, yalan söylemek.
Kazıma : Kazımak işi. Vücutta boşluklar içinde bulunan yabancı cisimleri, hasta veya zararlı sayılan dokuları kazıyarak almak, kürtaj.
Yatırı : Yıkılmış, kesilmiş, kuru kütük. Eğimli.
Uzunlu : Kilis ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Samsun şehrinde, Çarşamba ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Yozgat kenti, Boğazlıyan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.
Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.
Diğer dillerde Ersilik anlamı nedir?
İngilizce'de Ersilik ne demek ? : hermaphroditism

Bu kısımda Ersin nedir? Ersin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ersin tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ersin hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.