Esnek istem nedir, Esnek istem ne demek

Esnek istem; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Fiyatta meydana gelen oransal bir değişme karşısında istem miktarının daha büyük oranda ve ters yönde değişmesi, diğer bir ifadeyle esnekliğin mutlak değer olarak birden büyük olması.

Esnek istem tanımı, anlamı

Esnek : Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastik, elastiki. Görüş ve tutumlarında katı olmayan. Değişik yorumlara elverişli

İstem : Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu. İrade veya isteğin eylem durumunda belirmesi. Tüketicinin piyasadan mal çekmesi.

Sıfır esnek istem : Fiyatta meydana gelen oransal bir değişme karşısında istem miktarının değişmediği, diğer bir ifadeyle istem fiyat esnekliğinin sıfır olduğu durum.

Sonsuz esnek istem : Fiyatta meydana gelen çok küçük oransal bir değişme karşısında istem miktarının çok büyük oranda ve ters yönde değiştiği, diğer bir ifadeyle esnekliğin sonsuz olduğu durum.

İstem miktarı : Alıcıların belli bir dönemde piyasada değişik fiyatlardan satın almayı istediği mal ve hizmet miktarı. karşılığı istem eğrisi, bireysel istem eğrisi, faktör istemi.

 

Mutlak değer : Salt değer.

Değişme : Değişmek işi. Değişim.

Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Oranda : Ev halkı, aileden olanlar.

Mutlak : Salt. Kendi başına var olan, hiçbir şeye bağlı olmayan, bağımsız, saltık. Kesinlikle.

Birden : Bir defada. Birlikte, beraberce, hepsi bir arada. Ansızın.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Birde : Birdenbire. Birden, aniden.

İfade : Anlatım. Dışa vurum. Tanık ve sanıkların olay hakkında yargı organlarına yaptıkları sözlü açıklama. Bir duyguyu yüz aracılığıyla anlatan belirtilerin, mimiklerin bütünü. Deyiş, söyleyiş.

Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

 

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Değiş : Değme işi. Değişim.

Diğer dillerde Esnek istem anlamı nedir?

İngilizce'de Esnek istem ne demek ? : elastic demand