Fındık altını nedir, Fındık altını ne demek

Fındık altını; bir tarih terimidir.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Osmanlı İmparatorluğu’nda 1744 yılından itibaren piyasaya çıkarılan 1 dirhem 1,66 kırat ağırlığında, kenar süsleri fındığa benzediğinden bu adla anılan altın sikke.

Fındık altını kısaca anlamı, tanımı:

Fındık : Hileli zar. Bu ağaççığın sert bir kabuk içinde bulunan yağlı, nişastalı ürünü. Kayıngillerden, kuzey yarım kürenin ılık yerlerinde ve yurdumuzun genellikle Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen, boyu 6-7 metre, yaygın tepeli bir ağaççık (Corylus avellana).

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Bu elementten yapılmış. Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli.

Osmanlı : XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları. Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan.

Devlet : Talih. Mutluluk. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Büyüklük, mevki. Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık.

 

Kenar : Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka. Bir şeyi çevreleyen çizgi. Yan. Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri. Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer. Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri.

Sikke : Mevlevi dervişlerinin giydikleri yüksek ve tepesi düz keçe külah. Madenî paralara vurulan damga. Hayvanları bağlamak için yere çakılan demir veya ağaç kazık. Madenî para.

Fındıki : Fındıkkabuğu. Fındık altını.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Kısık, parlak olmayan (ses). Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Geri aşamada. Küçük abdest. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.

Değerli : Değeri olan veya değeri yüksek olan, kıymetli, kıymettar.

Ve : İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz. Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu.

Şey : Nesne, madde. Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz.