Feyiz nedir, Feyiz ne demek

Feyiz; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Feyiz" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bu hayırlı teşebbüsün doğu vilayetlerimiz gençliğine bahşedeceği feyiz, Cumhuriyet hükûmeti için ne mutlu eser olacaktır." - Atatürk

Feyiz isminin anlamı, Feyiz ne demek:

Erkek ismi olarak; Bolluk, bereket. Suyun taşıp akması. Bilim, bilgi.

Feyiz anlamı, tanımı:

Feyzalmak : Etkilenmek, olgunlaşmak, ders almak.

Feyizlenmek : Feyzalıp aydınlanmak, faydalanmak.

Feyizli : Çok ürün veren, verimli.

Verimlilik : Yatırılmış sermayenin, bir kuruluşun veya bir yatırımın gelir sağlayabilme olanağı, rantabilite. Verimli olma durumu, verimkârlık, mümbitlik.

Gürlük : Gür olma durumu. Verimlilik, feyiz.

Ongunluk : Ongun olma durumu, mutluluk, bolluk, bereket, feyiz, saadet.

Bere : Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik. Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük. Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık.

Artma : Artmak işi.

Çoğalma : Çoğalmak işi, fazlalaşma, ziyadeleşme.

İlerleme : İlerlemek işi.

Bereket : Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz, feyezan. Yağmur. İyi ki, neyse ki, iyi bir rastlantı sonucunda.

 

Kültürel : Kültüre ilişkin, kültürle ilgili.

Gelişme : Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Olan biten şey. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.

Olgunluk : İnsanların bilgi, görgü ve hoşgörü bakımından gereği kadar gelişmiş olma durumu, yetkinlik, kemal. Meyvelerin olgun, yenilebilir olma durumu.

Manevi : Görülmeyen, duyularla sezilebilen, ruhani, tinsel, maddi karşıtı.

Haz : Bir şeyden duyusal veya manevi sevinç duyma. Hoşa giden duygulanma, hoşlanma, zevk. Sürdürülmesi istenen ılımlı ve doygunluk veren coşku. Ezgi.

Mutluluk : Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, mut, ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlık, saadetlilik.

İç : Değişik yemeklerde kullanılmak üzere et ile sebzelerin ince kıyımının karıştırılması ve yoğrulmasıyla meydana getirilen karışım. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha yakın olan. İnsanın manevi varlığıyla ilgili olan. Ten ile dış giysiler arası. Oyuk şeylerin boşluğu. Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta. Akıl, gönül, irade gibi insanın manevi varlığını oluşturan şeylerden herhangi biri. Nesnelerin veya kimselerin arasında bulunan nesne veya kimse, ara. Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı. Mide, bağırsak, karın. Pirinç, soğan ve baharatla hazırlanan, dolmalarda kullanılan karışım. Muhteva. Bir ülke, şehir, topluluk vb.nde olan veya yapılan. Kabuğu olan veya dışı kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm.

Feyizlendirme : Feyizlendirmek işi.

Feyizlendirmek : Feyizlenme işini yaptırmak.

Feyizlenme : Feyizlenmek işi.

Diğer dillerde Feyiz anlamı nedir?

İngilizce'de Feyiz ne demek? : see feyz.