Flown türkçesi Flown nedir

Flown ile ilgili cümleler

English: I've never flown in an airplane.
Turkish: Bir uçakta asla uçmadım.

English: Have you flown before?
Turkish: Daha önceden uçtunuz mu?

English: I've never flown before.
Turkish: Daha önce uçakla hiç uçmadım.

English: Have you ever flown in a blimp?
Turkish: Hiç zeplinle uçtun mu?

English: An airplane had flown over the mountain.
Turkish: Bir uçak dağ üzerinden uçtu.

Flown ingilizcede ne demek, Flown nerede nasıl kullanılır?

Flown set : Sahne tavanındaki makaralar yoluyla askıya alınmış dekor parçası. Asılı dekor. Asılı pano. Sahne tavanına asılmış olan dekor.

High flown : Kibirli. Süslü. Gösterişli. Tumturaklı. Kendini beğenmiş. Görkemli. Şatafatlı.

The bird has flown : Kaçırılan. Sırra kadem bastı. Buhar oldu. Gözden kaybolan. Kayıplara karıştı. Kuş oldu uçtu. Kaçan. Uçan kuş.

The bird is flown : Ortadan kayboldu. Toz oldu. Yok oldu.

Highflown : Kibirli. Mağrur.

Flow control : İki bilgisayar arasındaki veri transferi kontrolü. Debi reglajı. Akım kontrolü. Akış kontrolü. Akım denetimi. Akış denetimi. Akış kontrolu.

 

Flow chart : Akış şeması. Akım çizeneği. Bir süreçte, işlemlerin dizisini ve birbirine bağımlılığını gösteren çizgisel anlatım. Akış çizimi. Akış diagramı. Bir dizi algoritmik ve düzenli faaliyetler içerisinde iş sürecini gösteren diagram. Bir akışkanın bütün akım çizgilerinin oluşturduğu çizenek. Akım şeması. Akış çizgesi. Akış diyagramı.

Flow control valve : Debi kontrol vanası. Akış kontrolü vanası. Akış kontrol valfi.

Overflown : Üzerinden uçmak. Öteye uçmak.

Flow down : Aşağı doğru akmak.

İngilizce Flown Türkçe anlamı, Flown eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flown ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flee : Terketmek. Aceleyle çıkmak. Tüymek. Sıvışmak. Kaçınmak. Fıymak. Akıp gitmek.

Fly : -den kaçmak. Zaman akıp gitmek. Çok hızlı hareket etmek. Ayar dişlisi (saat). Tüymek. Uçma. Akıp gitmek (zaman). Geçip gitmek.

Spilled : Akıtmak. Saçmak. Dökülmüş. Dökülmek. Söylemek. Açığa vurmak. Düşürmek. Serpmek. Üstünden atmak (at).

Lofty : Gururlu. Ulvi. Yüksek. Mağrur. Çalımlı. Azametli. Yüce. Kibirli. Afili. Ali.

Bounce : İşten çıkarmak. Sıçramak. Zıplatmak. Kovmak. Geri dönme. Dalmak. Girivermek. Sepetlemek (argo terim). Sektirmek. Zıplamak.

Lift : Çıkmak. Yukarı kaldırmak. Çalmak. Yükseltmek. Yürütmek. İner-çıkar. Yükselmek. Germek. Asansör.

Smashed : Sarhoş. Kör kütük sarhoş. Kafası dumanlı. Çarpılmış. Ezik. Uyuşturucunun etkisi altında. Çakırkeyif. Paramparça olmuş. Fitil gibi sarhoş.

Scatters : Saçıp savurmak. Serpiştirmek. Yayılmak. Perişan etmek. Dağıtmak. Serpmek. Savurmak. Boşa harcamak. Hedefe erişememek. Dağılmak.

 

Blast off : (roket) uzaya fırlamak. Uzaya fırlatılmak (roket). Uzaya fırlamak. Fırlatmak (roket). Havalanmak (roket).

Disappear : Ortadan kaybolmak. Ortalıktan kaybolmak. Kaybolmak. Unutulup gitmek. Aniden kaybolmak. Görünmez olmak. Gözden kaybolmak. Yok olmak. Ortadan kalkmak.

Flown synonyms : elevated, strike off, taken off, rise, adventuring, be dismissed, sails, be spilled, skidded, sail, floats, burst, high sounding, darted, disappears, overleaped, noble, take off, leap, adventures, begin singing, evanishes, flyers, bolt, escaped, absquatulate, abscond from, absconds, leaping, desert, barrel, be scattered, overleaps.

Flown zıt anlamlı kelimeler, Flown kelime anlamı

Ignoble : Bayağı. Soysuz. Kalitesiz. Aşağılayıcı. Alçak. Rezil. Yüz kızartıcı. Onursuz. Sütsüz. Ayıp.

Unpretentious : İddiasız. Basit ve doğal. Gösterişsiz. Yapmacıksız. Mütevazı. Babayani. Mütevazi. Basit. Alçakgönüllü.

Flown ingilizce tanımı, definition of Flown

Flown kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Flushed, inflated.