Gömbet nedir, Gömbet ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dere kenarlarındaki çukurlarda biriken su.

Dere içindeki çukurlar.

Akarsuların kimi yerlerde oluşturduğu gölcükler.

Gömbet anlamı, kısaca tanımı

Gömbe : Mayalı ya da mayasız, yağlı ya da yağsız olarak yapılan bir çeşit kül pidesi, ekmeği. Haşhaş tanesi karıştırılarak yapılan kalınca ekmek. Saçta pişirilen ekmek. Bayramlarda yapılan içi tahinli, dışı yağlı, mayalı ekmek. Somuna benzer, tandırda pişirilen ekmek. Mısır ya da buğday unundan yapılmış bir çeşit katmer. Kazdan çukura sopa ile top atılarak oynanan bir çeşit çocuk oyunu. Bir çeşit ırmak. Toprak altına gömülerek saklanmış para ya da değerli şeyler, define. Mayalı ekmek. (Gençali Senirkent, Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Mayasız hamurdan kül içinde pişirilen ekmek. (Hamidiye Bolvadin Afyonkarahisar). [Bakınız: kömbe]. Antalya ilinde, Kaş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Gölcük : Gölet. Kocaeli iline bağlı ilçelerden biri.

Birike : Hazine, mahzen, sarnıç.

Akarsu : Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.

Kenar : Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka. Bir şeyi çevreleyen çizgi. Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri. Yan. Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer. Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri.

 

Birik : İki tekerlekli araba. Arı. Eş, benzer. Örümcek ağı. Çocukların koşarak oynadıkları bir oyun.

Çukur : Çevresine göre aşağı çökmüş olan yer. Mezar. Çene ve yanaktaki gamze.

Kimi : Birtakımı, bazısı, kimisi. Bazı.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Dere : Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol. İki dağ arasındaki uzun çukur.

Akar : Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Su : Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Kez. Sutaş. Yemeğin sıvı bölümü. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu.

Diğer dillerde Gölköyü anlamı nedir?

İngilizce'de Gölköyü ne demek ? : lake-dwelling