Göreneksel gerileme nedir, Göreneksel gerileme ne demek

Göreneksel gerileme; Halk Bilimi alanında kullanılan bir kelimedir.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

Tarihsel, toplumsal, kültürel, ekonomik ve daha birçok etkenler altında kalan bazı göreneklerin, öz biçimleriyle olgularını yitirerek yeni bir halkbilim ürün ya da olayına dönüşmeleri biçimindeki olgu. bk. görenek, tapıncak. karşılığı halkbilimsel gerileme, geleneksel gerileme, bosinançsal gerileme.

Göreneksel gerileme tanımı, anlamı

Gören : Ağaçlardan elde edilen bir çeşit zamk. Kızılcık

Geri : Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı. "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval. Aptal, anlayışsız. Eksik gösteren (saat). Hayvanda boşaltım organının dışı. Bir şeyin sona kalan bölümü. Son, sonuç. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş. Geriye doğru. Geçmiş, mazi.

Gerileme : Gerilemek işi. Gelişimin daha erken dönemlerine geri dönme. Geri çekilme, ricat. Sonuçlardan ilkelere, etkilerden sebeplere ve birleşiklerden yalınçlara doğru usa vurma işlemi. Kavrama yeteneğinin giderek zayıflaması durumu. Bir dokunun, bir organın değişim geçirmemesi veya bir yapının basitleşmesi.

 

Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

Görenek : Bir şeyi eskiden beri görüldüğü gibi yapma alışkanlığı, âdet.

Göreneksel : Görenekle ilgili.

Halkbilimsel gerileme : Tarihsel, toplumsal, kültürel, ekonomik ve daha birçok etkenler altında kalan kimi halkbilim ürün ve olaylarının öz biçimleriyle olgularını yitirerek seçkin kültürüne dönüşmelerini içeren oluşum, bk. halkbilim ürünü, halkbilim olayı, seçkin kültürü, tapıncak. karşılığı geleneksel gerileme, göreneksel gerileme, boşinançsal gerileme.

Geleneksel gerileme : Tarihsel, toplumsal, kültürel, ekonomik ve daha birçok etkenler altında kalan kimi geleneklerin öz biçimleriyle olgularını yitirerek yeni bir halkbilim ürün ya da olayına dönüşmeleri biçimindeki oluşum, bk. halkbilimsel gerileme, gelenek, tapıncak. karşılığı göreneksel gerileme, boşinançsal gerileme.

Geleneksel : Geleneğe dayanan, gelenekle ilgili olan, ananevi, tradisyonel.

Toplumsal : Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşerî, sosyal.

Halkbilim : Belli bir ülkede yaşayan halkın kültür ürünlerini; geleneklerini, törelerini, inanışlarını, müziğini, oyunlarını, masallarını, efsanelerini, türkülerini, geleneksel tiyatrosunu, halk hekimliğini, konut yapımını, araç-gereçlerini ve benzerleri inceleyen bilim. a. bk. bölgesel budunbilim. Toplumların, halk katmanlarının tinsel ve özdeksel kültürlerini; tarihsel, toplumsal ve coğrafyasal boyutlarıyla bu boyutların birbirleriyle ilişkilerini saptayarak kaynak, evrim, yayılım, değişim, etkileşim gibi daha birçok sorunlarını kendine özgü yöntemler yardımıyla çözmeye, bu arada, bu oluşumlarla ilgili sonuç, kural, kuram ve yasaları bulmaya çalışan bilim dalı. bk. halk yaşambilimi, halk kültürbilimi, halkçizim. [Bakınız: halkbilgisi]. Halk bilgisini inceleyen bilim dalı. Bir toplulukta yaşayan kişileri, onların gelenek ve göreneklerini masal, atasözü, türkü ve benzerleri yazın ürünlerini araştırıp o toplumun yaşayış ve duygularını inceleyen bilim. (Daha kısa bir söyleyişle, bir toplumun tinsel uygarlığını ve zenginliğini inceleyen bilim dalı.).

 

Kültürel : Kültüre ilişkin, kültürle ilgili.

Ekonomik : Ekonomi ile ilgili olan, iktisadi. Az masraflı, hesaplı, iktisadi. En az çabayla en çok verim alınan, kazançlı. Kolay kullanılabilen.

Tarihsel : Tarihe dair, tarihle ilgili, tarihî.

Daha bir : Değişik, farklı.

Tapıncak : Put. 1.Pamuk ipliği eğirilen çıkrığın el ile çevrilen kolu. [Bakınız: tapındırık]. Tapınak. İlkel kuyularda, kovanın bağlandığı, aşağı yukarı hareket edebilen ağaç kol. Geçici olarak ruhsal varlıklara barınaklık yaptıklarında doğaüstü bir güce erişilerek bulundukları yerlerle taşıyanlara kendi güçlerini katan, ruhların ayrılmasıyla güçlerini yitiren doğal ya da yapay nesnelerden her biri. bk. cancılık, tapıncakçılık. karşılığı büyü, din, muska. Doğaüstü bir güç ve etkisi olduğuna inanılan doğal ya da yapay, cansız ya da canlı bir nesne.

Gelenek : Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.

Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.

Diğer dillerde Göreneksel gerileme anlamı nedir?

İngilizce'de Göreneksel gerileme ne demek ? : regression of custom