Gün aydınlığı nedir, Gün aydınlığı ne demek
Gün aydınlığı; Astronomi alanında kullanılan bir sözcüktür.
Astronomi'deki terim anlamı:
Güneş ışınlarının Yer hava yuvarında dağılmasından ileri gelen gündüz aydınlığı.
Gün aydınlığı tanımı, anlamı
Aydınlı : Kabadayıdır, tek başına mahallenin düzenini sağlar. Perdedeki tiplere göre dev boylu olan Aydınlı, "Efe" olarak da anılır. Kimi oyunlarda Tuzsuz Deli Bekir'in yerini alır. Aydın ilinden olan kimse. Batman ilinde, Gercüş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Diyarbakır ili, Çüngüş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzurum ili, Tekman ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Eskişehir şehrinde, Sivrihisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun kenti, Vezirköprü belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Şanlıurfa kenti, Ovacık bucağına bağlı bir yer. Uşak kenti, Eşme belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Türk gölge oyununda kabadayı ya da efe tipi. Tek başına mahallenin düzenini sağlar. Efe olarak da perdeye çıkar. Kimi oyunlarda Tuzsuz Deli Bekir'in görevini yüklenir
Aydın : Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Gün : Güneş. Güneş ışığı. İçinde bulunulan zaman. Çağ, devir. İyi yaşanmış zaman. Tarih. Zaman, sıra. Yer yuvarlağının kendi ekseni etrafında bir kez dönmesiyle geçen 24 saatlik süre. Belirli günlerde ev hanımlarının konuk ağırlamak için yaptıkları toplantı. Gündüz. Bayram niteliğinde özel gün.
Aydınlık : Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.
Hava yuvarı : Yer yuvarını kuşatan çeşitli gaz katmanlarından oluşan örtü, atmosfer.
İleri gelen : Bir topluluğun önemli, sözü dinlenir, saygın kişisi.
Dağılma : Dağılmak işi. Bir hedefe aynı silahla atılan mermilerin, barut haklarının ve başka şartların değişmesi yüzünden ayrı ayrı noktalara vurması. Sınırlı bölgelere toplanmış birlik, gereç ve kuruluşların düşman saldırısına karşı daha iyi korunmalarını sağlamak amacıyla birbirlerinden uzaklaştırılmaları.
Gündüz : Günün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü. Gündüz vaktinde.
Yuvar : Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genel olarak yuvarlak veya oval küçük cisim. Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim.
Dağıl : Toz kaldırarak esen rüzgâr.
İleri : Herhangi bir şeye göre daha ötede olan yer, geri karşıtı. Doğrusundan daha çok gösteren (saat). Temel duruşta ayak uçlarının gösterdiği yön. Önde bulunan. Öne doğru, ileri doğru. Benzerlerini geride bırakmış. Henüz gelmemiş zaman, gelecek, sonra. Bir şeyin ulaşılacak yönü. "Amaca doğru durmadan yürü" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.
Güneş : Güneş ışınlarının ve ısısının etkilediği ortam. Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi.
Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).
Güne : Çok güneş alan yer.
Işın : Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti, şua. Işın etkin özdeklerin saçtıkları alfa, beta, gama ışınlarından her biri. Bir noktadan çıkıp sonsuza giden yarım doğrulardan her biri. Belli bir doğrultuda giden tanecikler ya da erke demeti. Isı ya da ışık erkesinin yayılma doğrultusunu gösteren çizgi. Bir çemberin ya da bir yuvarın özeğinden dışa doğru uzanan çizgilerden her biri. [Bakınız: ışık ışını]. Belli bir doğrultuda,giden parçacıklar ya da erke demeti. Bir doğru üzerindeki bir P noktası ile söz konusu doğru üzerinde P nin bir yanında kalan tüm noktaların oluşturduğu küme. Anlamdaş. yandoğru. Herhangi bir ışınım kaynağından çıkarak herhangi bir yöne giden bir ışınımın izlediği doğru. Bu ışınımın kendisi. Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne dağılıp giden ışık demeti.
Gele : Tavla oyununda elinde kırık taşı bulunan oyuncunun attığı, uygun olmayan zar.
Dağı : Tarlalarda biten yabani otları yok etme. Eş erke ve oylumlu dizgelerden hangisinin daha çok olasılığı bulunduğunu ölçen temel ısıldevim-bilimsel nicelik. [Bakınız: dakı].
Hava : Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Keyif, âlem. Müzik parçalarında tür. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Esinti. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Gökyüzü. Çekicilik. Tarz, üslup. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Çevreyi kuşatan boşluk.
Diğer dillerde Gün aydınlığı anlamı nedir?
İngilizce'de Gün aydınlığı ne demek ? : day airglow, day glow

Bu kısımda Gün aydınlığı nedir? Gün aydınlığı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gün aydınlığı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gün aydınlığı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.