Günden nedir, Günden ne demek

Günden; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Döveni boyunduruğa bağlayan eğri ağaç.

Günden isminin anlamı, Günden ne demek:

Uysal, yumuşak, her şeyi kabul eden kimse. Günden ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Günden ile ilgili Cümleler

  • Günden güne hava gittikçe ısınıyor.
  • İşte yoğun geçen birkaç günden sonra, Mustafa bir değişikliği iple çekiyor.
  • Günden güne hava ısınıyor.
  • O günden sonra mutlu bir şekilde yaşadılar.
  • Biz günden güne yaşlanıyoruz.
  • Durum günden güne kötüleşiyor.
  • Fiyatlar günden güne yükseliyor.
  • Günden güne daha iyi olacağım.
  • O bir günden fazla yaşamaz.
  • Tom'un ruh hali günden güne gözle görülür bir biçimde değişiyor.
  • Ali günden güne daha iyi oluyor.
  • Bu mesele gündeme geldiği günden beri inkâr ediyorlardı.
  • Günden güne hava soğuyor.

Günden anlamı, kısaca tanımı

Günde : Her gün

Gündeniz : Deniz gibi coşkun bir biçimde etrafına ışık ve aydınlık saçan.

Gün günden : Günden güne.

Günden güne : Gün geçtikçe, gittikçe, gün günden.

Eğri ağaç : Tek hayvanla çekilen arabalarda iki ucu oklara geçirilen eğri ağaç kısım. Saç üzerinde pişirilen yufka ekmekleri çevirmeye yarayan uzun ve yassı tahta araç.

Bağlayan : Temelde döviz kurları olmak üzere, altın, faiz, narh gibi fiyatların belirli bir düzeyde sabitleştiren.

 

Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.

Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).

Döven : Bez dokuma tezgâhı. Tokmak. [Bakınız: düven].

Yumuş : İş, hizmet buyruğu: Bu çocuk hiç yumuş tutmuyor, ne yapacağız?. Toplantı, topluluk. İş, hizmet buyruğu. Vazife, hizmet, buyrulan iş, söz. Görev, vazife (Çayağzı). Ödünç alınan şey. İş, hizmet, ödev, vazife. İş, güç, çalışma.

Uysal : Başkalarına kolayca uyabilen, sözlerini dinleyip karşı gelmeyen, yumuşak başlı. Başkalarına kolayca uyabilen, sözlerini dinleyip karşı gelmeyen, yumuşak başlı bir biçimde.

Boyun : Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer.

 

Kabul : Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma. Akseptans. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama. Bir yere alınma. Sunulan bir şeyi, armağanı alma.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Eğri : Doğru veya düz olmayan, bir noktasında yön değiştiren, çarpık, münhani, doğru karşıtı. Bir olayın şiddetindeki azalış ve çoğalışları gösteren çizgi. Yatay veya düşey olmayan, bütünüyle bir yana eğilmiş bulunan, eğik, mail. Yay gibi kavislenmiş, eğmeçli, mukavves. Doğru veya düz olmayan çizgi, yüzey. Yanlış bir biçimde.

Döve : Boğaya gelmemiş iki üç yaşında dişi dana, düve.

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

Her : Önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz.

Diğer dillerde Gündelik defteri anlamı nedir?

Osmanlıca Gündelik defteri : mevâcib defteri, ulufe defteri