Galvanometre nedir, Galvanometre ne demek

Galvanometre; bir fizik terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Elektrik akımının mıknatıs etkisine dayanarak çalışan, zayıf güçteki elektrik akımlarını ölçmekte kullanılan aygıt.

Optik seslendirmede ışık demetini saptırmada kullanılan galvanometre çeşidi; aynalı galvanometre.

İngilizce'de Galvanometre ne demek? Galvanometre ingilizcesi nedir?:

galvanometer

Fransızca'da Galvanometre ne demek?:

galvanomètre, galtanomètre

Galvanometre hakkında bilgiler

Galvanometre, elektrik akımındaki değişimin manyetik alan oluşturmaprensibiyle çalışan bir tür test cihazıdır.

Solenoid şeklinde sarılmış bir telden geçen elektrik akımı değiştiği takdirde etrafında oluşan manyetik alan ibreyi oynatır. Bütün ampermetre ve voltmetreler de aslında birer galvanometredir. Ampermetrede mekanizmada kullanılan telden daha küçük değerli bir direnç mekanizmaya paralel olarak, voltmetrede ise daha yüksek değerli bir direnç seri olarak bağlanır. Galvanometre küçük elektrik akımlarını gösterir, bir tür mili- ya da micro- voltmetre ya da ampermetre gibidir.

Galvanometre'nin adı; elektrik konusundaki öncü çalışmalarıyla tanınan İtalyan fizyoloji ve fizik bilgini Luigi Galvani'den gelmektedir. 1820 yılında Denimarka'lı fizikçi Hans Christian Örsted, üzerinden elektrik akımı geçirilen bir telin, yakınındaki bir pusulanın mıknatıslanmış ibresini saptırdığını bulmuştu. Bir pim üzerinde dönebilen mıknatıslanmış bir iğneyle çevresindeki bir bobinden oluşan galvanometrelerin yapımı da aynı ilkeye dayanır.

 

Bobinden elektrik akımı geçirildiğinde, iğne belirli bir açı kadar sapma gösterir. Bu açının büyüklüğü akım şiddetine bağlıdır; akım arttıkça açı da büyür. Çok yaygın olarak kullanılan döner bobinli galvanometre (diğer adıyla d'Arsonval galvanometresi)nde at nalı biçimindeki güçlü bir mıknatısın kutup uçları arasında oynayabilen bir bobin ve bu bobine bağlı bir gösterge bulunur. Günümüzde sayısal galvanometreler üretilip kullanılmakta, LCD ekran ile sayısal ölçüm yapılabilmektedir.

Galvanometre tanımı, anlamı:

İğne : Bazı araçların ucu sivri parçaları. Dikiş dikmeye yarayan, ince, ucu sivri, bir ucunda iplik geçecek deliği bulunan çelik araç. Toplu iğnenin süs olarak kullanılan, iri başlı, renkli bir türü. Bazı böceklerin kendilerini savunmak için kullandıkları organ. Oltanın ucundaki küçük çengel. Genellikle kadınların süs olarak elbiselerinin göğüs, yaka vb. yerlerine taktıkları süs eşyası. Bitkilerde yumurtacıkla tepecik arasındaki sapçık. Kas veya damar yoluyla vücuda sıvı bir ilacı basınçla vermek amacıyla enjektör ucuna takılan, boru biçiminde, ucu keskin metal araç. İki şeyi birbirine tutturmaya yarar ince, uzun, ucu sivri, metal araç. Dokunaklı söz.

 

Sapma : Bir ışının saydam bir biçmeden geçtikten sonra giriş doğrultusu arasında oluşturduğu açı. Bazı kelimelerin kurallara göre almaları gereken biçimlerden uzaklaşması durumu: Ben-ge bene yerine bana, sen-ge sene yerine sana olması gibi. Serbest bir mıknatıslı iğnenin denge konumundayken gösterdiği doğrultudan geçen düşey düzlemle, bulunulan noktanın meridyen düzlemi arasındaki açı. Sapmak işi.

Elektrik : Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü.

Akım : Debi. Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.

Şiddet : Duygu veya davranışta aşırılık. Hız. Bir hareketten doğan güç. Karşıt görüşte olanlara kaba kuvvet kullanma. Kaba güç. Bir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik.

Cihaz : Çeyiz. Aygıt, alet, takım.

Galvano : Elektroliz yoluyla yapılmış resim klişesi.

Mıknatıslı : Mıknatıslanmış olan. Mıknatısı olan.

Gözlemek : Gizlice bakmak, gözetlemek. Dikkatle bakmak, gözlemlemek, tarassut etmek. İncelemek, araştırmak. Korumak, kollamak. Bir şeyin olmasını veya bir kimsenin gelmesini beklemek, intizar etmek.

Ölçme : Ölçmek işi.

Değişim : Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Rüzgârın yön değiştirmesi. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.

Manyetik : Mıknatısla ilgili, kendinde mıknatıs özellikleri bulunan. Yüzeyine manyetik kayıt yoluyla bilginin depolanabildiği mıknatıslanabilir kaplaması olan plak şekilli tabaka.

Oluşturma : Oluşturmak işi.

Prens : Bazı ülkelerde en yüksek soyluluk unvanı. Hükümdar ailesinden olan erkeklere verilen unvan. Bir prensliğin başında bulunan kimse.

Diğer dillerde Galvanometre anlamı nedir?

İngilizce'de Galvanometre ne demek? : [galvanomètre (m) ] n. galvanometer, instrument that measures electric currents

n. galvanometer

Almanca'da Galvanometre : n. Galvanometer

Rusça'da Galvanometre : n. гальванометр (M)