Genel borçlanma anlaşması nedir, Genel borçlanma anlaşması ne demek

Genel borçlanma anlaşması; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Uluslararası mali sistemin işleyişini engelleyecek krizleri önlemek amacıyla finansman gereksinimi olan ülkelere ek kaynak sağlanması için ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, İtalya, İsveç, Kanada ve Japonya'nın IMF’ye kredi açmasını öngören 1962 yılında yürürlüğe giren özel düzenleme.

Genel borçlanma anlaşması kısaca anlamı, tanımı

Anlaş : Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık

Anlaşma : Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.

Borç : Geri verilmek üzere alınan veya ödenmesi gerekli para veya başka bir şey. Birine karşı bir şeyi yerine getirme yükümlülüğü, vecibe.

Borçlanma : Borçlanmak işi, istikraz.

Gene : Yine.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Uluslararası : Çeşitli milletlerin arasında yapılan, milletlerin arasında çok yönlü ilişkilerle ilgili olan, milletlerarası, beynelmilel, enternasyonal.

 

Gereksinim : Eksikliği duyulan şey, ihtiyaç.

Düzenleme : Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.

Finansman : Bir girişime işleyebilmesi, gelişebilmesi için gereken para ve krediyi sağlama işi.

Sağlanma : Sağlanmak işi.

Öngören : İleriyi düşünerek, göz önünde tutarak davranan.

Önlemek : Bir şeyin olmasına veya yapılmasına engel olmak. Ortaya çıkan veya çıkacağı düşünülen bir tehlikeyi durdurmak, önüne geçmek.

İşleyiş : İşleme işi.

Kaynak : Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Bir şeyin çıktığı yer, menşe.

Sistem : Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.

Önleme : Önlemek işi.

Finans : Para, mal. Mali işler.

Holla : Çelik çomak oyununda çomak.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Diğer dillerde Genel borçlanma anlaşması anlamı nedir?

İngilizce'de Genel borçlanma anlaşması ne demek ? : general agreement to borrow, gab