Geyikböceği nedir, Geyikböceği ne demek

Teknik terim anlamı:

Geyik boynuzunu andıran sağlam çeneleriyle yaşlı orman ve tarım ağaçlarını kemirerek beslenen 20-60 mm. boyunda kınkanatlı.

Geyikböceği tanımı, anlamı

Geyik : Geyikgillerden, erkeklerinin başında uzun ve çatallı boynuzları olan memeli hayvan (Cervus elaphus). Karısının veya bir kadın yakınının ihanetine uğramış erkek

Böcek : Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.

Kınkanat : Kınkanatlılar dizisine bağlı böceklerin, gövdeyi korumakla görevli ve çok sert yapıda birinci çift kanatları.

Beslenen : Sönümsüz.

Kemire : Gübre.

Boynuz : Bazı hayvanların başında bulunan, tırnaksı bir maddeden, uzun, kıvrık veya çatallı korunma organı. Bu organdan yapılmış. Kurşun borudan kol alma işleminde kullanılan demirden yapılmış alet.

Andıra : İlkbaharda ilk defa olgunlaşan kiraz.

Sağlam : Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli. Gerçek, inanılır bir temeli olan. (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak. Zarar görmemiş, bozulmamış. Güvenilir.

 

Yaşlı : Yaşı ilerlemiş, kocamış, ihtiyar kimse. Uzun yılları geride bırakmış. Yaşla dolmuş (göz). Yaşlanmış olan.

Andır : Korku, şaşma, hayranlık bildirir ünlem. Ölüden kalan eşya, sahipsiz kalan eşya, soyka. İnsan ve hayvanlara ilenç yerine, sahipsiz kal anlamında kullanılır. Pis, iğrenç, hantal, kötü, uğursuz, çirkin, miskin, tembel. Erkeklik organı. Kadının cinsiyet organı. [Bakınız: ander]. Akrep. Uğursuz. Bela, kötülük. Kötü yürekli. Sahipsiz.

Tarım : Bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi, kalite ve verimlerinin yükseltilmesi, uygun koşullarda korunması, işlenip değerlendirilmesi ve pazarlanması, ziraat.

Boyun : Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer.

Orman : Ağaçlarla örtülü geniş alan. Bu ağaçların bütünü.

Tarı : Mısır tanesi. Tanrı. Soy, nesil. Ekin. Darı, tahıl. İyi, güzel.

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

Çene : Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık. Köşe. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Çok konuşma huyu, gevezelik.

Kınk : Bir şeyin bittiği yer, son.

Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Geyikböceği anlamı nedir?

İngilizce'de Geyikböceği ne demek ? : stag beetle