Give somebody his quietus türkçesi Give somebody his quietus nedir

Give somebody his quietus ingilizcede ne demek, Give somebody his quietus nerede nasıl kullanılır?

Give : Yapıvermek. Düzenlemek. Bahşetmek. İtiraf etmek. Doğruluğunu kabullenmek. Eğilmek. Dogruluğunu kabullenmek. Vermek. Bulaştırmak. Hediye etmek.

Somebody : Önemli birisi. Kimisi. Birisi. Kimse. Şahsiyet. Bazısı. Biri. Önemli kimse. Bir kimse.

His : (erkek) onun. Onunki. Onunkisi. Onun. Eril onunki.

Quietus : Ölüm. Öldürücü darbe. İbra. Hesabı ödeme. Hesabın kapanması. Bastırma. Temize çıkarma. Son. Hareketsizlik. Aklama.

Give somebody his head : Serbest bırakmak. İstediğini yapmasına izin vermek.

Give somebody a hug : Sarılmak. Kucaklamak.

Give somebody a ducking : Suya batırarak ıslatmak.

Give somebody a good character : İyi puan vermek. Hakkında iyi bilgi vermek.

Give somebody a hearing : Savunma hakkı vermek. Söz hakkı vermek.

İngilizce Give somebody his quietus Türkçe anlamı, Give somebody his quietus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Give somebody his quietus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assassinate : Katletmek. Suikastta bulunmak. Suikast yapmak. Suikast düzenlemek.

Do in : Çok yormak. Gebertmek. Hırpalamak. Dolandırmak. Dövmek. Pataklamak. Yormak.

 

Break the neck : Katletmek. Boynunu kırmak.

Blow away : Tarumar etmek. Uçurmak. Yenilgiye uğratmak. Sürüklemek. Birisini etkilemek. Üstün gelmek. Üstesinden gelmek. Kuvvetle soluk vermek. Birini silahla öldurmek.

Croaking : Boğuk ses çıkarmak. Ölmek. Vakvaklama. Vaklamak. Fertiği çekmek. Kurbağa gibi ses çıkarmak. Gaklamak. Vakvaklayan. Karga gibi ötmek.

Smear : Pislik. Belemek. Kir. Alnına leke sürmek. İftira etmek. Lekelemek. Lam üzerine sürülen madde. Mikroskopta incelenmek üzere alınan parça. Froti.

Destroys : Harap etmek. Kırmak. Kullanılmaz hale getirmek. Yıkmak. Ümidini yıkmak. İmha etmek. Tahrip etmek. Tüketmek. Zeval vermek. Mahvetmek.

Carrying off : Kapıp kaçırmak. Kolayca ve başarılı bir biçimde yapmak. Ölüme sebebiyet vermek. Kapmak. Ölüme neden olmak. Ölümüne yol açmak. İletmek. Hakkından gelmek. Kolayca yapmak. Kazanmak.

Assassinates : Suikast düzenlemek. Katletmek. Suikastta bulunmak. Suikast yapmak.

Assassinated : Suikast düzenlemek. Suikaste uğramış.

Give somebody his quietus synonyms : assassinating, destroy, polish off, croaks, bump off, croaked, do away with, croak, carry off, cut down.