Giysi güvesi nedir, Giysi güvesi ne demek
Giysi güvesi; Biyoloji alanında kullanılan bir kelimedir.
Biyoloji'deki anlamı:
Böcekler (Insecta) sınıfının, pul kanatlılar (Lepidoptera) takımından, kanatları dar ve kenarları saçak gibi tüylü, 14 mm kadar genişlikte, tırtılları yünlü kumaşlarla beslenen bir eklem bacaklı türü.
Giysi güvesi anlamı, kısaca tanımı
Giysi : Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba
Güve : Kurtçuğu yapağı, yünlü kumaş ve dokuma yiyen pul kanatlılardan bir böcek (Tine pellionella).
Pul kanatlılar : Eklem bacaklılardan, kanatları geniş ve sayısız küçük pullarla örtülü, sıvıları emmek için hortum biçiminde ağzı olan, başkalaşmaya uğramış böcekleri, kelebekleri içine alan böcekler takımı, kelebekler.
Lepidoptera : [Bakınız: pul kanatlılar]. [Bakınız: pulkanatlılar].
Kanatlılar : Böceklerin kanatlı olanlarını içine alan alt sınıf. [Bakınız: kanatlı böcekler]. Eklem bacaklı hayvanlardan, gerçek eklem bacaklılar (Euarthropoda) alt dalının, böcekler (Insecta) sınıfından, erginleri kanatlı, bazen kanatları ikincil olarak kaybolmuş, gelişmelerinde yan başkalaşım ya da tüm başkalaşım görülen bir alt sınıf. Düz kanatlılar (Orthoptera), termitler (Isoptera), tüy bitleri (Mallophaga), bitler (Siphunculata), kız böcekleri (Odonata), sinir kanatlılar (Neuroptera), pul kanatlılar (Lepidoptera), iki kanatlılar (Diptera), kın kanatlılar (Coleoptera), zar kanatlılar (Hymenoptera), hortumlu böcekler (Rhynchota) gibi takımları vardır. (Pterygota), hortumlu-böcekler (Rhynchota) gibi takımları içine alır.
Böcekler : Vücutları baş, göğüs ve karın olarak üç bölgeye ayrılan, duyargaları birer, kanatları ikişer, ayaklarıyla ağız parçaları üçer çift olan eklem bacaklılar sınıfı, haşerat.
Genişlik : Geniş olma durumu. En, boy karşıtı.
Kanatlar : Kocaeli şehri, Kandıra belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Beslenen : Sönümsüz.
Kanatlı : Kanadı olan.
Insecta : [Bakınız: böcekler]. Böcekler. Vücutları baş, göğüs ve karın olmak üzere üç parçaya ayrılmış Hemiptera, Diptera ve Siphonaptera gibi medikal öneme sahip üç takımı bulunan sınıf.
Bacaklı : Bacağı olan. Felemenk altını. Bacakları uzun olan, uzun boylu.
Tırtıl : Yumurtadan çıkan kelebek kurtçuklarının ilk durumu. Maraş işi veya diğer elbise nakışlarında kullanılan altın, gümüş gereç. Palet. Pulların veya metal paraların kenarındaki kertikleri oluşturan çıkıntılardan her biri. Bir şeyin kenarına çizilen zincir gibi çiçeklerden yapılmış olan süs. Çevresinde kertikler bulunan ve işlenecek parça üzerine bastırılarak bu kertiklerin izini parçaya basmaya yarayan çelik disk.
Tüylü : Tüyü olan. Uzun tüyleri olan kilim.
Bacak : Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.
Saçak : Bazı giyim eşyalarında veya döşemeliklerde kumaş kenarlarına dikilen süslü iplikten püskül. Görünüşü bu püskülü andıran. Bir gaz ortama yerleştirilen ve yüksek bir potansiyel verilen ve nesnenin yüzeyinde oluşan ışık olayı. Havlu, halı vb.nin kenarı boyunca sarkan püskül. Bir yapının herhangi bir bölümünü güneş ve yağmurdan korumak için, o bölümden dışarı taşan ve altı boşta olarak yapılmış olan bölüm.
Kumaş : Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma. Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme.
Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.
Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Takım elbise. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.
Kenar : Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka. Bir şeyi çevreleyen çizgi. Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri. Yan. Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer. Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri.
Diğer dillerde Giysi güvesi anlamı nedir?
İngilizce'de Giysi güvesi ne demek ? : clothmoth

Bu kısımda Giysi güvesi nedir? Giysi güvesi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Giysi güvesi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Giysi güvesi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.