Granülomlu burun yangısı nedir, Granülomlu burun yangısı ne demek

Granülomlu burun yangısı; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Burun boşluğundaki fırsatçı mantar ve maya enfeksiyonlarına bağlı olarak oluşan, granülom oluşumuyla belirgin burun yangısı.

Granülomlu burun yangısı anlamı, tanımı

Burun yangısı : Aksırık, tıksırık ve burun akıntısıyla belirgin burun boşluğu mukozasının yangısı, nazitis, rinitis. Virüsler, bakteriler, mikoplazmalar, mantarlar, parazitler ve alerjik nedenlerden kaynaklanır, cevabın yapısına göre seröz, sümüksü, irinli ülserli, yalancı zarlı, kanamalı veya granülomlu olarak sınıflandırılabilir

Granülom : Çevredeki sağlam dokuya oranla sertlik gösteren, granülasyon dokusundan oluşmuş küçük yumru. Düğümcük veya yumru biçiminde doku kümesi. Granülomlu yangıda oluşan, mononükleer hücreler, epiteloid hücreler, dev hücreleri ve bağ doku hücrelerinden oluşan, tümör benzeri şişkinlik.

Granülomlu : Granülomlardan oluşmuş, granülomatöz. Granülom özelliği gösteren, granülomatöz.

Buru : Sancı, buruntu.

Burun : Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Kibir, büyüklenme.

 

Granül : Bir maddenin en küçük tanesi. Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler.

Yangı : Vücudun mikroplara karşı koymak için herhangi bir yerine fazla kan hücumu ile orada şişkinlik, kırmızılık, ısı ve ağrı ile beliren irin toplaması, iltihap, enflamasyon.

Burun boşluğu : Burun içinde bulunan ve üzerindeki mukoza örtüsü kısmen koklama sinirleri ile donanmış olan bir çift boşluk. Septum nazi denen kıkırdak ve kemikten oluşan bir bölmeyle iki yarıma ayrılmış, önde burun delikleri, arkada choana ve pars nasalis pharygis’e açılan burun deliklerinden sonraki hava iletici boşlukları, kavum nazi. Burun içinde bulunan ve üzerindeki mukoza örtüsü kısmen koklama sinirleriyle donanmış olan bir çift boşluk.

Enfeksiyon : Organizmada hastalığa yol açan mikrop, virüs, parazit vb. etkenlerin genel veya yerel gelişmesi, yayılması.

Fırsatçı : Fırsatları iyi değerlendiren, fırsat kollayan kimse. Duruma göre davranan, içinde bulunduğu şartları değerlendirmeyi bilen kimse, oportünist.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Oluşum : Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.

Mantar : Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.

 

Fırsat : Herhangi bir şey için en uygun zaman, uygun durum veya şart, vesile, okazyon.

Manta : Ayak terlememesi için ayakkabıların içine konan mantar. (Senirkent Isparta).

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Diğer dillerde Granülomlu burun yangısı anlamı nedir?

İngilizce'de Granülomlu burun yangısı ne demek ? : granulomatous rhinitis