Grave türkçesi Grave nedir
- Ağır.
- Önemli.
- Sıkıcı.
- Kasvetli.
- Gömmek.
- Karayer.
- Aksan işareti.
- Oymak.
- Sin.
- Pes.
- İşlemek.
- Kalın.
- Kazımak.
- Ciddi.
- Mezar.
- Kabir.
- Makber.
Grave ile ilgili cümleler
English: Ali dug a grave for his dog.
Turkish: Ali köpeği için bir mezar kazdı.
English: He made a grave mistake.
Turkish: O ciddi bir hata yaptı.
English: He looked grave when told the bad news.
Turkish: Kötü haber söylendiğinde o ciddi görünüyordu.
English: He's in grave danger.
Turkish: O büyük tehlikede.
English: Ali made a grave mistake.
Turkish: Ali önemli bir hata yaptı.
Grave ingilizcede ne demek, Grave nerede nasıl kullanılır?
Grave wax : Özellikle nemli topraklarda gömülen insan kadavralarında, ölümden bir süre sonra dokuların yıkımı sonucu, yağların hidroliziyle oluşan, suda çözünmeyen yağ asitleri, adiposir. Mezar mumu.
Was in grave danger : Çok büyük bir tehlikeli durum içindeydi. Büyük tehlike içindeydi. Hayatı tehlikedeydi.
A watery grave : Boğularak ölme.
As still as the grave : Mezar gibi sessiz.
Danced on his grave : Öldüğüne sevindi. Öldüğü için mutluydu.
Make someone turn in his grave : Kemiklerini sızlatmak. Mezarında birinin kemiklerini sızlatmak. Mezarında ters döndürmek.
Mass grave : Toplu mezar.
Desecrate a grave : Bir mezarı bozmak veya ona zarar vermek. Mezara saygısızlık etmek.
Dug his own grave : Bulunduğu duruma kendisi neden oldu. Kendi düşüşünü hazırladı. Kendi mezarını kazdı.
Sink into the grave : Mezara gömülmek. Toprağa verilmek.
İngilizce Grave Türkçe anlamı, Grave eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Grave ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Farmed : Kiraya vermek. Ekip biçmek. Sürülmüş (tarla). İşlenmiş (toprak). Yetiştirmek. Çiftçilik yapmak.
Discourse : Araştırma. Konuşma. Konuşmak. Bahsetmek. Vaız. Tez. Ciddi ve ayrıntılı bir şekilde yazmak. Söylemek. Söylev. Söylev vermek.
Deeper : Dalgın. Yürekten. Tok (ses). Genişliğinde. İçten. Şiddetli. Keskin. Karışık. Koyu. Daha derin.
Bury : Daldırmak. Defin etmek. Cenaze kaldırmak. Cenazeyi kaldırmak. Gizlemek. Defin yapmak. Saklamak. Örtmek. Toprağa vermek.
Engrave : Kalemle işlemek. Hakketmek. Biçim vermek. Nakşetmek. Kazmak. Kabartma yapmak. Derin iz bırakmak.
Channel : Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Yöneltmek. Maceraya sevk etmek. Yönlendirmek. Çevirmek. Kanala dökmek. Maceraya sevketmek. Kanal açmak. Arna açmak. Alıcı oluğu.
Grides : Kulağı tırmalayan ses çıkartarak kesmek. Kesmek. Kabaca delip geçmek. İçine girmek. Girmek.
Cardinal : Papayı seçen, ona danışmanlık eden ya da onun bakanları görevini yapan yetmiş başpapazdan her biri. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ispinozgiller (fringillidae) familyasından, 20 cm kadar uzunlukta, kuzey amerika'da yaşayan bir tür. Ana. Esaslı. Katolik başpapazı. Esas. En önemli. Kardinal.
Burdensome : Sıkıntı verici. Külfetli. Yük olan. Taşınması zor.
Cave : Pes etmek. Siyasi partiden kopan grup. Kazmak. Siyasi partiden kopma. Çökmek. Mağara. Karst bölgelerinde yeraltı sularının eritme etkisiyle oluşmuş, türlü büyüklüklerde yeraltı boşlukları. Batmak. Kireçtaşlarının erimesiyle oluşan, in ve mağaraların başlangıç evresi olan yeraltı oyuğu. Kovuk.
Grave synonyms : burial chamber, mastabah, mastaba, sepulcher, burial place, back breaking, chiseling, beds, entombs, boldface, blockish, gravestone, burying, digging in, entombing, cavitates, delete, cave in, bland, embed, softer, big time, caved, boy scout troop, deleting, soft, bigger, bed, bleaks, clunky, baldest, bleak, carves.
Grave zıt anlamlı kelimeler, Grave kelime anlamı
Birth : Dünyaya getirme. Kodak kökeni. Doğum. Başlangıç. Veladet. Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama. Yavrulama. Neşet. Doğma. Soy.
Frivolous : Fingirdek. Adaleti yanıltıcı. Hafif. Boş. Önemsizlik. Manasız. Ciddiyetsiz. Bambılı. Havai. Anlamsız.
Grave ingilizce tanımı, definition of Grave
Grave kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An excavation in the earth as a place of burial. Of great weight. Also, any place of interment. To write or delineate on hard substances, by means of incised lines. Ponderous. Heavy. So called because graves or greaves was formerly used for this purpose. To practice engraving. Destruction. To clean, as a vessel`s bottom, of barnacles, grass, etc., and pay it over with pitch. To dig. [Obs.] Chaucer. A tomb. A sepulcher. Hence: Death.

Bu kısımda Grave kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Grave ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Grave anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Grave ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.