Hücre ağzı nedir, Hücre ağzı ne demek
Hücre ağzı; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.
Biyoloji'deki anlamı:
Bazı bir hücrelilerde besinin alındığı ve hücre yutağına açılan açıklık. Sitostom.
Zooloji'deki anlamı:
[Bakınız: göze ağzı].
Hücre ağzı anlamı, tanımı
Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk
Ağız : Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
Bir hücreliler : Canlıların Protista âlemindendir. Daima bir hücreden yapılmış, vücudun bölünmesi ya da tomurcuklanmasıyla çoğalan, seyrek olarak yüksek yapılı hayvanlardaki döllenmeye benzeyen bir birleşme görülen, genel olarak gözle görülemeyecek kadar küçük olan, toprakta, tatlı su ve denizlerde yaşayan, bazıları asalak olup hastalık yapan, çok çeşitli biçimli, serbest ya da kendilerini bir yere bağlayarak yaşayan, bazısı kamçı, kirpik ya da yalancı ayak yardımı ile hareket eden, kamçılılar (Flagellata), kök ayaklılar (Rhizopoda), sporlular (Sporozoa), kirpikliler (Ciliata) olmak üzere dört sınıfa ayrılan Protozoonlardır. Daima bir hücreden yapılmış, vücudun bölünmesi veya tomurcuklanmasıyla çoğalan, nadir olarak yüksek yapılı hayvanlardaki döllenmeye benzeyen bir birleşme görülen, genel olarak mikroskobik olan taksonomik bir grup.
Hücre yutağı : Bazı bir hücrelilerde ağızdan iç plâzmaya doğru uzanan tüp biçiminde bir yapı. Sitofarinks. Kimi tek hücrelilerde ağızdan iç plazmaya doğru uzanan tüp biçimindeki yapı, sitofarenks. [Bakınız: göze yutağı].
Bir hücreli : Yapısı tek bir hücreden oluşan (hayvan veya bitki), bir gözeli, tek hücreli.
Göze ağzı : (karşılık: sitostom), Bazı birgözeli hayvanlarda besinin alındığı ve göze yutağına açıları açıklık.
Sitostom : [Bakınız: hücre ağzı]. Siliatalarda ve bunlar dışında belirli kimi protozoonlarda bulunan endoplazma içerisine açılan sitofarenksle bağlantılı ağız açıklığı. Kimi tek hücrelilerde besinin alındığı ve hücre yutağına açılan açıklık. Hücre ağzı (Apikompleksanın mikroporu). Birçok protozoonda gıda alınımı için özelleşmiş bölge. [Bakınız: göze ağzı].
Hücreli : Hücresi olan.
Açıklık : Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
Alındı : Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge, makbuz.
Sitos : Hücre, oda, boşluk.
Besin : Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda. Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey.
Besi : Yaşatmak ve geliştirmek için gereken besinleri yedirip içirme işi. Bir şeyi istenilen durumda tutmak veya oturtmak için kullanılan takoz vb. şeyler.
Alın : Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.
Göze : Hücre. Su kaynağı.
Açık : Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
Açıl : Açılmanın yapılması için verilen komut. Büyü, serpil, geliş anlamında bir söz.
Bazı : Birtakım, kimi. Bazen.
Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
Diğer dillerde Hücre ağzı anlamı nedir?
İngilizce'de Hücre ağzı ne demek ? : cytostome, cell mouth

Bu kısımda Hücre ağzı nedir? Hücre ağzı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Hücre ağzı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Hücre ağzı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.