Hümanist etik nedir, Hümanist etik ne demek

Hümanist etik; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

İnsanın mutsuzluğuna yol açan geleneksel anlayışın yerine doğalcı bir bakış açısı koyan, insanın ön yargı ve batıl inançlardan kurtulması durumunda mutluluğun kendiliğinden geleceğini ve bireyin mutluluğundan erdeme kolaylıkla geçileceğini savunan etik görüş.

Hümanist etik kısaca anlamı, tanımı

Etik : Töre bilimi. Ahlaki, ahlakla ilgili. Etik bilimi. Çeşitli meslek kolları arasında tarafların uyması veya kaçınması gereken davranışlar bütünü

Hüma : Başına konduğu kimseye mutluluk getirdiğine inanılan talih kuşu.

Hümanist : İnsancıl.

Kendiliğinden : İnsan eliyle ekilmeden yetişen, hudayinabit. Dış etkilerin zorlaması olmadan iç sebeplerle oluşan. İradesiz olarak gerçekleşen (hareket), spontane. (ke'ndiliğinden) Başka şeylerin etkisi olmaksızın, kendi kendine, bizatihi.

Bakış açısı : Bir olay, konu veya düşünce incelenirken izlenen belirli yön, görüş açısı, açılım, perspektif.

Batıl inanç : Doğaüstü olaylara, gizli ve akıl dışı güçlere, kehanetlere aşırı derecede bağlı boş inanç, batıl itikat.

Kolaylıkla : Sıkıntı çekmeden, güçlüklere uğramadan, kolayca.

Geleneksel : Geleneğe dayanan, gelenekle ilgili olan, ananevi, tradisyonel.

 

Kurtulma : Kurtulmak işi.

Kolaylık : Kolay duruma getiren. Bir işi yapabilme durumu ya da imkânı. İşlerin kolayca yapılmasını sağlayan şey. Kolay olma durumu.

Ön yargı : Bir kimse veya bir şeyle ilgili olarak belirli şart, olay ve görüntülere dayanarak önceden edinilmiş olumlu veya olumsuz yargı, peşin yargı, peşin hüküm, peşin fikir.

Anlayış : Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

Gelenek : Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.

Kolaylı : Özensiz yapılmış, gelişigüzel (iş için).

Doğalcı : Doğalcılık yanlısı olan, natüralist.

Yerine : Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere. Başkasının adına. Alegori.

Bireyi : Epeyce, iyice, usule uygun şekilde.

Kurtul : Bursa ili, Gemlik belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Gelece : Süt, yağ, turşu ve benzerleri şeyler konulan tahta kap, fıçı.

Mutsuz : Mutlu olmayan, bedbaht, saadetsiz.

Diğer dillerde Hümanist etik anlamı nedir?

İngilizce'de Hümanist etik ne demek ? : humanist ethics