Hab etmek nedir, Hab etmek ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Süt, su ve benzerleri şeyleri yetişmeyen köylüler, sırayla ve karşılıklı ödünç alıp vererek yardımlaşmak.
Bir sıvıyı kaptan kaba boşaltmak.
Çocuk dilinde yemek, yutmak.
Hab etmek anlamı, tanımı
Hab et : Eski türkçe kap: Az olan payları birleştirerek, sırasıyla daha çok miktarda yararlanmak (Erzincan Merkez).
Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.
Hab : Uyku.
Yardımlaşmak : Karşılıklı yardımda bulunmak.
Yardımlaşma : Yardımlaşmak işi.
Çocuk dili : Çocukların belli birtakım seslerden, basitleştirilmiş kurallardan, örneklemelerden yararlanarak kullandıkları dil.
Karşılıklı : İki kişi veya iki topluluğun arasında geçen ve karşılaşılan harekete eş değer bir hareketle beliren, mütekabil. Birbirine karşı bulunan. Birbiriyle ilgili olarak. Birbirlerine karşı bir biçimde.
Boşaltmak : Boş duruma getirmek. Dökmek, boca etmek. Gevşetmek, açmak. Kusmak. Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak.
Boşaltma : Boşaltmak işi.
Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.
Yetişme : Yetişmek işi.
Yardım : Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Etki. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bağış, iane.
Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.
Kaptan : Gemi yönetimiyle ilgili en yüksek görevli. Kaptan pilot. Takım oyunlarında takımı temsil eden kimse. Balkanlarda çete savaşı yapan milis gücünde çarpışan kimse, efe. Yolcu otobüsü sürücüsü.
Yutmak : Ağızda bulunan bir şeyi yutağa geçirmek. Söylemek istediği bir sözü kendini tutarak söylememek. Oyunda bir şey kazanmak. Tam ve doğru söylememek. İyice, eksiksiz olarak öğrenmek. Dayanıp sesini çıkarmamak, katlanmak. İnanmak, aldanmak, kanmak. Işık, ses gücünü, parlaklığını azaltmak. Haksız olarak kendine mal etmek, zorbalıkla elinden almak.
Yutma : Yutmak işi.
Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.
Ödünç : İleride geri verilmek veya alınmak şartıyla alınan veya verilen (şey).
Yardı : Ceza.
Diğer dillerde Haar tümlevi anlamı nedir?
İngilizce'de Haar tümlevi ne demek ? : haar integral


Bu kısımda Hab etmek nedir? Hab etmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Hab etmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Hab etmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.