Hantavirüsler nedir, Hantavirüsler ne demek

Hantavirüsler; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Bunyaviridae ailesinde yer alan ve enfekte kemiricilerin salgılarıyla doğrudan veya dolaylı dokunma sonucu insanlara bulaşan virüslerin oluşturduğu virüs cinsi.

Hantavirüsler kısaca anlamı, tanımı

Hant : Küçük bostan. Yiyecek şey: Hantları getir de yiyelim. Yer: Senin tarlan hangi hantta?. Sınır. Yüzdört kağıtla oynanan bir çeşit iskambil oyunu. Kalça kemiği

Hanta : Ağaçtan oyularak yapılmış dört kulplu tekne.

Bunyaviridae : Bünyavirüsler.

Virüs cinsi : Virüslerin sınıflandırılmasında kullanılan ve aile veya bazı virüslerde alt ailelerden sonra gelen seviye, virüs genusu.

Kemiriciler : Kemirgenler.

Kemirici : Kemirme özelliği olan.

Doğrudan : Aracısız. Aracısız olarak, herhangi bir aracı kullanmadan.

Virüsler : Bir protein kılıf ve nükleik asit olarak tek ya da çift iplikli, düz ya da halkasal DNA ya da RNA'dan oluşan, influenza virüsü gibi bazı virüslerde nükleik asidi birkaç parçadan oluşabilen, bazılarında protein kılıfın dışında zardan oluşan düz ya da üzerinde çıkıntılar bulunan bir kılıfları olan, hastalık yapıcı, bakterilerden daha küçük, yaşamak için bir başka hücrenin içine girmek zorunda olan ve ancak elektron mikroskobunda görülebilen zorunlu parazitler. Nükleik asidi DNA ya da RNA oluşuna göre, morfolojilerine ve kılıf bulunup bulunmadığına göre gruplara ve alt gruplara ayrılırlar. Helikal virüsler, çok şekilli virüsler, kılıflı virüsler, kompleks virüsler, tek iplikli DNA virüsleri, çift iplikli DNA virüsleri, tek iplikli RNA virüsleri, tek iplikli ve kılıflı RNA virüsleri gibi.

 

Dokunma : Dokunmak (I) işi, temas. Dokunmak (II) işi.

Dolaylı : Doğrudan doğruya olmayan, dolayısıyla olan, vasıtalı, bilvasıta, endirekt.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Virüs : Hastalık yapıcı, bakterilerden daha küçük, yaşamak için bir başka hücrenin içine girmek zorunda olan ve ancak elektron mikroskobunda görülebilen parazit. Veri girişi yoluyla bilgisayarlara yüklenen, sistemin veya programların bozulmasına, veri kaybına veya olağan dışı çalışmasına neden olan yazılım.

Cinsi : Cinsel.

Salgı : Hücrelerin, vücuttaki bezlerin kandan ayırıp oluşturdukları ve yeniden kana, başka organa veya dışarıya saldıkları sıvı madde, ifraz. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması.

Dolay : Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar.

Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

 

Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması.

Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar.

Doku : Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç. Bir bütünün yapısı ve özelliği.

Diğer dillerde Hantavirüsler anlamı nedir?

İngilizce'de Hantavirüsler ne demek ? : hantaviruses