Helik hülük nedir, Helik hülük ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Değersiz, önemsiz, ufak tefek şeyler için kullanılır: Emeğine yazık değil mi böyle helik hülük şeylerle uğraşıyorsun?.

Helik hülük tanımı, anlamı

Heli : Ceviz içi

Hülü : Yağmur. Bir çeşit şeftali. Muz fidanlarının ekildiği çukur.

Hülük : Çelik çomak oyununda yerde açılan uzun çukur. Bağ çubukları için açılan çukur. [Bakınız: hüllük]. Taneleri ayıklanmış mısır koçanı. Sabun artığı.

Helik : Duvar örülürken büyük taşların arasına konulan ufak taşlar.

Ufak tefek : Gerekli küçük eşya, araç gereç. Kısa ve zayıf. Çok gerekli olmayan, önemsiz. Sönük, zayıf. Çok yer kaplamayan, küçük.

Değersiz : Değeri olmayan veya değeri çok az olan, önemsiz, kıymetsiz, naçiz.

Önemsiz : Önemi olmayan, ehemmiyetsiz.

Uğraşı : Uğraşılan şey, meşgale. Görev ve meslek dışında severek yapılan, dinlendirici, oyalayıcı uğraş, düşkü, hobi.

Böyle : Bunun gibi, buna benzer. Bu yolda, bu biçimde, hakeza. İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz. Bu derece.

Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

 

Uğraş : Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet. Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele. Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet.

Değil : Cümle içinde art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci, yüklemi, aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan veya yüklemin olumsuz çekimini sağlayan kelime.

Yazık : Herkesi üzebilecek şey, günah. Kınama anlatan bir söz. Acınma, üzüntü anlatan bir söz.

Tefek : 1.Asma. [Bakınız: tevek]. Kavun, karpuz, hıyar ve benzerleri bitkilerin yaprakları. Asma yaprağı. Üzüm asmasının taze filizi. Asma, üzüm ağacı. Filiz, asma filizi.

Şeyle : Şöyle.

Ufak : Boyutları normalden küçük. Önemsiz, çok az. Kısa bir süre. Makam, derece bakımından geri olan. Yaşça daha küçük olan.

Diğer dillerde Heliantin anlamı nedir?

İngilizce'de Heliantin ne demek ? : heianthin, methylorange