Himalaya kedisi nedir, Himalaya kedisi ne demek

Himalaya kedisi; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Asya’dan köken alan, uzun tüylü İran kedisiyle Siyam kedisinin karışımından oluşan, adını renk benzerliğinden ötürü Himalaya tavşanından alan, Amerikan ve İngiliz kayıtlarına İran Kedisi adıyla da geçen, tüyleri uzun, kabarık ve boyun kısmında yele gibi, kuyruğu dolgun bir fırça gibi olan, tüyleri ince ve parlak, çok çeşitli renk ve lekelerde görülebilen, lekeli olan kedilerde gözler daima canlı mavi, düz renklerde ise parlak bakır rengi, sessiz, sakin, saygılı ve şefkatli yapıda, uzun tüylü kedi ırkı.

Himalaya kedisi anlamı, kısaca tanımı

Kedi : Kedigillerden, köpek dişleri iyi gelişmiş, kasları çevik ve kuvvetli evcil, küçük memeli hayvan, pisik (Felis domesticus)

Siyam kedisi : Uzak Doğu'ya özgü, mavi gözlü bir tür kedi.

Bakır rengi : Kızıla yakın kahverengi. Bu renkte olan.

İran kedisi : İran’dan köken alan, soyunun uzun tüylü Ankara kedisinden geldiği düşünülen, Ankara kedisinden daha yoğun ve yünsü tüylü olmasının dışında fazla farkı olmayan, Avrupalılar tarafından tüylerinden ötürü beğenilerek yetiştirilen ve tüm uzun tüylü kedi yarışmalarının vazgeçilmez galibi olan, rengi genellikle tek renkler veya aynı rengin açıklı koyulu tonları olan, beyaz, siyah, mavi, kızıl, krem, mavi-krem, duman tonlarında olabilen, tüyleri uzun, sık, canlı ve gövdeden aşağıya akıyormuş gibi kabarık duran, omuzlar dâhil tüm bedeni boyunda yelelenen ve oradan aşağı göğsü ve ön ayakları kaplayan uzun kürk gibi tüylerle kaplı, pati altlarında ve kulak içlerinde dolgun fırçaya benzeyen tüyler bulunan, aileye düşkünlüğü ve zekâsıyla tanınan, ev kedisi olarak tartışılmaz ilk tercih edilen ırk olan, uzun tüylü kedi ırkı.

 

Amerikan : Amerikalılara özgü olan.

Şefkatli : Sevecen. Sevecen bir biçimde.

Kabarık : Kabarmış olan. Çıkıntısı olan, tümsekli.

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Saygılı : Saygısı olan, saygı gösteren, hürmetli, hürmetkâr.

Karışım : Birden çok şeyin karıştırılmasıyla elde edilen veya ortaya çıkan şey. İki veya daha çok maddenin kimyasal tepkimeye girmeden bir araya gelmesi, mahlut.

İngiliz : İngiltere halkından olan kimse.

Amerika : Dünya üzerinde yer alan bir kıta.

Parlak : Parlayan, ışıldayan. Temiz ve ışıklı. Göze çarpacak kadar başarılı. Yüzü güzel (oğlan).

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Kuyruğ : Kuyruk.

Lekeli : Herhangi bir sebeple üzerinde leke oluşmuş, lekesi olan. Kötü tanınmış, lekelenmiş.

Dolgun : Dolarak biçimi yuvarlaklaşmış. Çok, bol, fazla, yüksek (ücret, para vb.). Şişkin. Balıketinde. Öfke, kızgınlık, kırgınlık vb. duygularla dolu.

 

İngili : Ağaç tepesi.

Tavşan : Tavşangillerden, eti yenen, hızlı koşan, kemirgen, postundan yararlanılan bir tür memeli (Lepus europeus). Atletizm yarışlarında rekor kırılabilmesi için tempoyu yüksek tutup belirli bir mesafeyi diğer atletlerin önünde koşan atlet. Değerli ağaçlar üzerine ince oymalar işleyen sanatçı, tahta oymacısı.

Şefkat : Sevecenlik.

Diğer dillerde Himalaya kedisi anlamı nedir?

İngilizce'de Himalaya kedisi ne demek ? : himalayan cat