Hopak nedir, Hopak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sazlıklarda ot ve kamış köklerinin birbirine sarılmasından su üzerinde meydana gelen yassı parçalar.

Hopak hakkında bilgiler

Hopak (Ukraynaca: Гопак), Gopak Ukrayna ulusal dansı. Hopak kelimesi hoplamaktan gelmektedir.

Hopak kısaca anlamı, tanımı

Hopa : Artvin iline bağlı ilçelerden biri

Hopak hopak : Top top, öbek öbek.

Hoplamak : Sevinçten, korkudan veya oyun için, bulunduğu yerde havaya doğru fırlamak.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Hoplama : Hoplamak işi.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Sarılma : Sarılmak işi.

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Kökler : Usûl, asıllar.

Sazlık : Sazları (I) çok olan yer.

Gelmek : Ulaşmak, varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çıkmak.

 

Ulusal : Millî.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Kelim : Eğri boynuzlu koç, keçi.

Gelme : Gelmek işi. Gelmiş olan. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Yetişme.

Yassı : Yayvan ve düz.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Diğer dillerde Hooke yasası anlamı nedir?

İngilizce'de Hooke yasası ne demek ? : hooke's law