İğreti özne nedir, İğreti özne ne demek

İğreti özne; Dil Bilimi alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Bazı dillerde gerçek özne fiilden sonra geldiği zaman basta kullanılan özne: Fran. "Il est honteux dementir" de II gibi.

İğreti özne anlamı, tanımı

İğreti : âriyyet. -alan: âriyyet alan, müsteir. -söyleşmesi: âriyyet akdi. -veren: âriyyet veren, muir. -verme: iâre (bk. âriyyet). (Söz sanatı terimi) İğretilemede iğreti olarak alınan kelime

Özne : Bir cümlede bildirilen işi yapan, yüklemin bildirdiği durumu üzerine alan kimse veya şey, fail, süje: Çocuk uyudu. Çocuk henüz küçüktür cümlelerinde çocuk sözü öznedir. Bilinci, sezgisi, düş gücü olan, bazı filozoflara göre de dış dünyaya karşıt olan birey.

Gerçek özne : İğreti ve görünürde özneye karşı olarak fiilin gerçekten yapıcısı olan özne. Edilgen fiillerle kurulmuş olan cümlelerde açıkça söylenmediği için örtülü kalan, ancak, mantık yoluyla bilinen ve işi yapan gerçek özne: Ağaçtaki kaysılar (yabancılar tarafından) toplanmış; Kitabın kapağı (senin tarafından) yırtılmış; Gelecek yıl (yetkililerce) başka bir yere gönderileceksin ve benzerleri Bu cümlelerdeki yabancılar, sen, yetkililer kelimeleri mantıkça bilinen görünmez öznelerdir. Karşıtı görünür özne durumundaki gramerce özne’dir.* Bunlara bk.

 

Gerçek öz : (Horney) Her bireyin içinde yapıcı ve sağlıklı gelişme için yararlanılıp harekete geçirilebilecek erke kaynağı.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Dement : Demet, bağ, deste.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

Demen : Değirmen, karşılığı deymen. Değirmen.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Basta : Dur anlamında kullanılan buyruk sözü. Pilav, ince öğütülmüş bulgurdan yapılan yemek. Duvar örülürken konulan harç. Elbiseye yapılan pens: Bele iki basta yaparsan entarin iyi olur. Elbisedeki kırma, pile. Dükkân tezgâhı, seyyar tezgâh, tabla, işporta, içinde ufak tefek eşyanın satıldığı seyyar küçük vitrin, pazar yerlerinde meyve, eşya satılan sergi, muvakkat satış yeri. Yünün keçe yapılmak üzere dövülüp sıkıştırılmış hali.

 

Deme : Demek işi. Anlam. Atasözü. Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad. Halk edebiyatında şiir. Ağıt.

Hont : Geniş, bol. Sözü anlaşılmayan, tutuk kişi. Asık yüzlü kişi. Bezden yapılmış top. Uyluk kemiği. Alçalma, tenezzül.

Zama : Üzengi kayışı. Çarkta bükülürken iki kazık arasında birbirine eklenerek katlanan kıl ipi katlarından her birinin boy ölçüsü. Enişte. Güvey.

Gerç : Eğlenme, alay.

Bazı : Birtakım, kimi. Bazen.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Fiil : İş, davranış. Olumlu veya olumsuz olarak çekimli durumda zaman kavramı taşıyan veya zaman kavramı ile birlikte kişi kavramı veren kelime, eylem.

Est : At kovalama ünlemi.

Il : Çok uzaktan görünebilen dağ. Yabancı. Yıl.

Diğer dillerde İğreti özne anlamı nedir?

Fransızca'da İğreti özne nedir ? : sujet temporaire