İşitme belleği nedir, İşitme belleği ne demek

İşitme belleği; Psikoloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Psikoloji'deki anlamı:

Konuşma ya da öbür ses özelliklerinin güç, perde ve uyum gibi yanlarını yanlışsız tanıma, istençli anımsama ve yineleme gücü.

İşitme belleği anlamı, tanımı

Belle : Güneşte zahire kurutmak için çamurla sıvanmış, kenarlı geniş yer

İşit : Eşit, denk.

İşitme : İşitmek işi. Duyma, sema (II).

Anımsama : Anımsamak işi, hatırlama.

Yineleme : Tekrarlama. Bir cümle içinde veya arka arkaya gelen cümlelerde bir kelimenin veya bir parçanın tekrarlanması. Cümlede eş, yakın ve zıt anlamlı sözlerin tekrarlanması.

İstençli : İradeyle yapılan, iradi. Herhangi bir dış zorunluluk söz konusu olmadan belirli bir durum karşısında girişilecek eylemi kararlaştıran ve uygulayabilen, iradeli.

Konuşma : Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.

Yinelem : [Bakınız: dönem]. Anlatımı ve ses güzelliğini güçlendirmek ereğiyle bir sözcüğün yazıda sık sık kullanılması. Ör. / Büyüksün İlâhi büyüksün büyük / Büyüklük yanında kalır pek küçük (Ali Haydar).

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

 

İstenç : İrade. Davranışlarla ilgili tepilerden bir bölümünü tutup ötekileri eyleme dönüştürme gücü, irade.

Yanlış : Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu, yanılgı, hata. Biçimsel düşünme yasalarına uymayan, düşünülen şeyle uyuşmayan. Hatalı bir biçimde. Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymayan, aykırı olan, hatalı.

Tanıma : Tanımak işi.

Tanım : Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif.

Yanlı : Yandaş.

Konuş : Konma işi. Konum. Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.

Perde : Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü. Katarakt. Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar. Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer. İki yeri birbirinden ayıran bölme. Doğruyu görmeye engel olan şey. Seste pes perde. Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi. Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey. Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Öbür : Öteki, diğer.

Yine : Yeniden, bir daha, tekrar, gene. Buna rağmen, bununla birlikte. Öyle de olsa, öyle olmasına karşılık.

Tanı : Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma, tanılama, teşhis.

Diğer dillerde İşitme belleği anlamı nedir?

İngilizce'de İşitme belleği ne demek ? : auditory memory