İkincil hiperparatiroidizm nedir, İkincil hiperparatiroidizm ne demek

İkincil hiperparatiroidizm; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Uzun süreli hipokalseminin kompenzasyonu nedeniyle, paratiroit bezi etkinliğindeki anormal artış ve bezin 2-5 kat artmasıyla belirgin bozukluk.

İkincil hiperparatiroidizm tanımı, anlamı

Hiper : Hiperoksitde olduğu gibi “aşırı”yı belirten Latince bir ön ek

Hiperparatiroidizm : Paratiroit bezlerinin aşırı çalışması sonucu gereğinden fazla parathormon salınması. Nedenlerine göre birincil ve ikincil hiperparatiroidizm diye iki biçimi vardır. Kemiklerde kalsiyum kaybına neden olur.

İkinci : İki sayısının sıra sıfatı. Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen. Birinciden sonra gelen kimse veya nesne. Yeni, bir başka. Değer ve kalitece birinciden sonra gelen.

İkincil : Sırada önem bakımından ikinci derecede olan, tali, sekunder.

Nütrisyonel ikincil hiperparatiroidizm : Düşük kalsiyum içerikli diyetlerle veya normal veya düşük kalsiyumla birlikte aşırı oksalat veya fosfat içeren dietlerle beslenme sonucu, mineral dengesinin bozulmasına karşı oluşan, dengelemeye yönelik paratiroit hormonunun salgılanmasında artışla birlikte, prensipal hücrelerde hipertrofi hiperplaziyle belirgin, kedi, köpek, maymun, at ve kanatlılarda görülen bir hastalık, nütrisyonel hiperparatiroidizm.

 

Renal ikincil hiperparatiroidizm : Böbreğe bağlı ikincil hiperparatiroidizm.

Paratiroit bezi : Tiroit bezinin yanında yer alan, kandaki kalsiyum düzeyinin normalde tutulmasını denetleyen hormonu salgılayan bez.

Kompenzasyon : Sistemler ve organlarda bir bölümün çalışması bozulduğu zaman diğer bir bölümün fazla çalışarak onun işini üzerine alması.

Hipokalsemi : Kanda kalsiyumun ileri derecede azalışı. Kan kalsiyum düzeyinin normalin altına inmesi. Süt humması.

Uzun süreli : Her tür tecimsel belgit ya da diğer işlemler için karşı yan yararına uygulanan üç aydan daha uzun süre.

Paratiroit : Tiroit bezinin gerisinde yerleşmiş bir salgı bez.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Bozukluk : Bozuk olma durumu. Bozuk para.

Anormal : Genel olana, alışılmışa ve kurala aykırı olan, normal olmayan, düzgüsüz. Dengesi yerinde olmayan, davranışı bozuk olan, deli, sapık.

Süreli : Belirli aralıklarla yapılan, çıkan, mevkut, periyodik.

Artma : Artmak işi.

Artış : Artma işi, artım.

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Bozuk : Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.

Etkin : Hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik. Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı. Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom).

Diğer dillerde İkincil hiperparatiroidizm anlamı nedir?

İngilizce'de İkincil hiperparatiroidizm ne demek ? : secondary hyperparathyroidism