İlişki kurucu araştırma nedir, İlişki kurucu araştırma ne demek

İlişki kurucu araştırma; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Olaylar arasında eğilim durumundaki düzenliliklerden yola çıkarak bir varsayım kurmak üzere yapılan arayıcı inceleme, bk. durum saptayıcı araştırma, varsayım sınayıcı araştırma.

İlişki kurucu araştırma anlamı, tanımı

Araştırma : Araştırmak işi, araştırı, istikşaf, taharri, tetkik. Bilim ve sanatla ilgili olarak yapılmış olan yöntemli çalışma, araştırı

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Kuru : Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.

Kurucu : Bir kurumun, bir işin kurulmasını sağlayan, müessis. Cümleyi oluşturan ögelerin her biri. Bir kuruluşu oluşturan kimse.

Varsayım sınayıcı araştırma : Bir varsayımdan yola çıkan, gözlem ya da deney yoluyla varsayımda dile getirilen ilişkiyi gerçekleyerek genelliklere varmaya çalışan araştırma.

 

Durum saptayıcı araştırma : Bir evrende belli ayrıtların gözlenme sıklığını saptamak, belli özelliklerin sayısal dağılımını sergilemek ya da aranan nitelikleri sayıp dökmek amacıyla yapılan inceleme, bk. betimleyici araştırma.

Varsayım kurma : İlk gözlemlerden yola çıkarak yine gözlem ya da deneyle sınanmak üzere olaylar arasında bir nedensellik ilişkisi öngörme.

Düzenlilik : Düzenli olma durumu, sistemlilik.

Saptayıcı : Saptayan, sabit kılan, sürekli kılan. Tebeşir, boya, sulu boya, kurşun kalem çizim ve resimlerin bozulmalarını önlemek için bütün kâğıt yüzeyine püskürtücü ile sıkılan sakız ve alkol karışımı resim verniği.

Varsayım : Deneylerle henüz yeter derecede doğrulanmamış ancak doğrulanacağı umulan teorik düşünce, faraziye, hipotez.

İnceleme : İncelemek işi, tetkik. Bir bilim veya sanat konusunu her yönüyle geniş biçimde açıklayan eser veya yazılı araştırma.

İncelem : Bir konuyu incelemek ya da bir durumu saptamakla görevlendirilen kişice hazırlanmış, yazılı açıklama ve görüşler.

Düzenli : Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam. Sistemli, nizamlı, metodik.

Arayıcı : Bir şeyi aramayı iş edinen kimse. İstenilen yıldızı teleskobun görüntüsü içine getirebilmek için büyük teleskoplara paralel olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük teleskop.

Kurmak : Bir şeyi oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek. Etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek, tesis etmek. Yapmak, inşa etmek. Ortaklık sağlamak. Bir araya getirmek, toplamak. Hazırlamak. Düşünmek. Yapmak, oluşturmak. Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek. Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek. Aklına koymak. Zihinde büyütmek. Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek. Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak. Sağlamak, oluşturmak.

 

Eğilim : Bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelme, meyil, temayül. Para piyasalarında zamanla oluşan değişim, alım satım işlemleriyle ilgili iniş çıkış seyri. Belirli bir siyasi görüşe veya düşünceye yakın olma durumu, tandans.

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Diğer dillerde İlişki kurucu araştırma anlamı nedir?

İngilizce'de İlişki kurucu araştırma ne demek ? : formulative study