İntrinsik viskozite nedir, İntrinsik viskozite ne demek

İntrinsik viskozite; Kimya alanında kullanılan bir terimdir.

Kimya'da terim anlamı:

Sıfır derişime ekstrapole edilmiş bir çözeltinin spesifik viskositesinin çözünen maddenin derişimine oranı. Ayrıca limit viskosite sayısı olarak bilinir.

İntrinsik viskozite anlamı, tanımı

İntrinsik : İç kaynaklı, vücudun veya organın kendi yapısından gelen, kendi içinden doğan

Viskoz : Selüloz türevlerinin üretiminde kullanılan koloidal selüloz çözeltisi.

Viskozite : Bir maddenin ağdalı, koyu kıvamlı olma durumu, ağdalık.

Spesifik : Özellikli.

Derişim : Bir ortamda bulunan belirli bir maddenin kütle veya hacminin içinde bulunduğu ortamın kütle veya hacmine oranı, konsantrasyon. Belli bir oylumdaki ya da belli ağırlıktaki çözeltide çözünen özdek tutarı. Birim oylumdaki mol ya da eşdeğer ağırlık sayısı türünden çözünenin ağırlık ya da oylumca yüzdesi. Bir karışımdaki bileşenlerin bağıl miktarlarını gösteren büyüklük. Bir karışımın, çözeltinin veya bir maddenin belirli bir kütle veya hacminde bulunan herhangi bir bileşenin miktarı. Bir element, faz ya da özdeğin, bir ötekisi içinde bulunma yüzdesi ya da oranı.

Çözünen : Çözelti oluşturan özdek. Bir çözgende çözünüme uğrayan özdek. Kendi bileşimini değiştirmeden, çözücü içinde, atom, molekül ya da yükünler olarak tekdüze dağılmış özdek. Tektürel bir karışımda nicelikçe az olan. Çözücü içinde bileşimi bozulmadan dağılmış ve genellikle çözeltide miktarca az olan madde.Katı-sıvı homojen karışımlarında katı daima çözünendir. Ör. %80’lik şeker çözeltisinde çözünen şeker, çözücü sudur. Bir çözende çözünerek, çözelti oluşturan özdek.

 

Çözelti : Çözünme sonucu ortaya çıkan madde.

Ekstra : En iyi, üstün nitelikli. Fazladan, alışılan ve gerekenden başka, ek olarak.

Ayrıca : Ayrı olarak, başkaca, antrparantez. Bundan başka. Ayrı bir önem verilerek.

Sıfır : Kendi başına değeri olmayan, ondalık sayı sisteminde sağına geldiği rakamı on kere büyüten işaret (0). Kötü, başarısız, verimsiz. Olmayan, bulunmayan. Yeni, kullanılmamış. Hiçbir değeri olmayan şey.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

Bilin : Balçık ve elenmiş saman karıştırılarak yapılan, tahıl saklamaya yarayan kap.

Limit : Sınır.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Limi : Ekşi olmayan limon.

Edil : Roma tiyatrosunda oyunları parasal ve yönetsel açıdan koruyanlara verilen ad. Oyunları denetleyip gösteri günlerini ve daha başka kayıtları saptayanlara verilen ad. Roma tiyatrosunda maddi manevi oyunları destekleyip koruyanlar. Oyunları denetleyip temsil tarihlerini ve daha başka kayıtları saptayanlar (bk. diadaskalia). Sinop ili, Boyabat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

 

Oran : Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo. İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp. İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin.

Bili : Bilgi.

Sayı : Sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren söz, adet. Gazete, dergi vb. sürekli yayınların bir bütün oluşturan, değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, nüsha. Bir spor karşılaşmasında taraflardan her birinin başarı derecesini gösteren nicelik, skor.

Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.

Diğer dillerde İntrinsik viskozite anlamı nedir?

İngilizce'de İntrinsik viskozite ne demek ? : intrinsic viscosity