Kırmızı örümcekler nedir, Kırmızı örümcekler ne demek

Teknik terim anlamı:

Gözle zor görülür ufaklıkta olup, sebze, meyve yapraklarını emerek sarartan, ayrıca insanlarla hayvanlara da üşüşebilen, kızıl renkli akarlar familyası.

Kırmızı örümcekler tanımı, anlamı

Kırmı : Kene

Kırmızı örümcek : Açık yeşil, esmer kırmızı arasında değişen rengiyle, konakçı bitkiler üzerinde güçlükle görülebilen, kırmızı örümcekler familyasının örnek türü minik eklembacaklı.

Kırmız : Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası.

Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.

Örüm : Sürünün gece veya sabaha karşı otlaması.

Örümce : Örümcek.

Örümcek : Örümcekler takımından, ince bir ağ örerek küçük böcekleri avlayan eklemli bir hayvan (Aranea). Bu hayvanın ördüğü ağ. Yürüteç.

Örümcekler : Örümceklerle akrepleri içine alan bir eklem bacaklılar takımı.

Meyve yaprak : Çiçeğin döllenmeden sonra yemişi oluşturan yaprağı.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Ufaklık : Ufak olma durumu. Bit. Çocuklar için kullanılan bir seslenme sözü. Bozuk para. Küçük çocuk.

 

Familya : Aile. Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.

Akarlar : Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.

Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.

Ufaklı : İçinde ufak taneler, taş parçaları bulunan: Bu fasulye çok ufaklı.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Ayrıca : Ayrı olarak, başkaca, antrparantez. Bundan başka. Ayrı bir önem verilerek.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Kızıl : Parlak kırmızı renk. Genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırmızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık. Altın. Bu renkte olan. Komünist. Aşırı derecede olan.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Diğer dillerde Kırmızı örümcekler anlamı nedir?

İngilizce'de Kırmızı örümcekler ne demek ? : red spiders